Gündem

“Bin yıllık Türk-Kürt kardeşliği bir slogan değil, bu toprakların gerçeğidir”

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili ve aynı zamanda TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi Cevahir Asuman Yazmacı, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili Gazeteci Cengiz Aksan’a açıklamalarda bulundu. Sürece sadece bir siyasetçi olarak bakmadığını ifade eden Yazmacı, terörün, çatışmanın ve ayrışmanın bu topraklara neler kaybettirdiğini iyi bilen bir Kürt kadını ve bu coğrafyanın bir evladı olarak değerlendirip önemsediğini belirtti.

Dansbase

ANKARA - BHA

Bölgede siyaset yapan biri olarak Terörsüz Türkiye sürecini nasıl görüyorsunuz?

Sürece sadece bir siyasetçi olarak bakmıyorum. Bir Şanlıurfalı, Kürt bir kadın ve bu coğrafyanın bir evladı olarak bakıyorum. Terörün, çatışmanın ve ayrışmanın bu topraklara neler kaybettirdiğini en iyi bilenler bizleriz. Terörsüz Türkiye, benim için her şeyden önce çocuklarımızın geleceği demek. Konuştuğu ana dili, ırkı, rengi, dünya görüşü, siyasi yaklaşımı fark etmeksizin Anadolu’nun evlatlarının eğitimle, üretimle, hayalleriyle konuşulduğu bir Türkiye istiyoruz.

Aynı zamanda bir iş kadınısınız, bu açıdan baktığınızda sürecin hedefine ulaşmasının bölge ekonomisine yansıması nasıl olur?

Şanlıurfa ve Güneydoğu, terörün gölgesinin tamamen kalkmasıyla sahip olduğu büyük potansiyeli çok daha güçlü biçimde ortaya koyacak. Bu toprakların yatırımla, üretimle, turizmle, tarımla ve gençlerimizin başarılarıyla anılmasının zamanı geldi de geçiyor.

Şanlıurfa'da büyüdüm, Şanlıurfa’da ticaret yaptım, bu bölgenin potansiyelini de acısını da yakından bilirim. Güvenlik için harcanan kaynaklar artık toprağımıza, üretimimize, çocuklarımızın geleceğine dönünce başka bir Şanlıurfa ve Güneydoğu göreceğimize inanıyorum.

TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi olduğunuz için sürecin daha fazla içindesiniz, bu tarihi süreçte yer almak sizin için ne anlama geliyor?

Şanlıurfa'nın, güneydoğunun kızı olarak söylüyorum: Bu sürecin bir ucunda, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda yer almak hayatımdaki en  önemli kazanç, en önemli miras olacak. Bizler bu kardeşliğin hem tanığı hem de bugün Meclis çatısı altında sözcüsüyüz.

Bin yıllık Türk-Kürt kardeşliği siyasi bir slogan değil, bu toprakların gerçeği olduğunu unutmamalıyız. Aynı sofraya oturmuş, yeri geldiğinde aynı acıya ağlamış, yeri geldiğinde aynı sevince ortak olmuş insanlarız. Bu kardeşliğin üzerinde bir gölge vardı, Terörsüz Türkiye de bütün gölgelerin kaldırılmasıdır.

Terörsüz Türkiye süreci tüm ülkeyi ilgilendirse de en çok Güneydoğu’yu ve seçim bölgeniz Şanlıurfa’yı kapsıyor, süreç tamamlandığında bölgenin siyaseti farklı bir boyuta evrilir mi?

Silahın sustuğu yerde siyaset daha güçlü konuşur, demokrasi daha güçlü konuşur, anneler, kadınlar, gençler daha güçlü konuşur. Cumhurbaşkanımız da her konuşmasında ifade ediyor, farklılıklarımız Türkiye’nin zenginliği. Konuşarak çözümlere ulaşıp, Türkiye’yi, umutlarımızı daha ileriye taşıyabiliriz

Şanlıurfa tarih boyunca farklı kimliklerin, kültürlerin ve inançların yan yana yaşadığı bir kardeşlik şehri oldu. Terörsüz Türkiye başarıya ulaştığında Urfa’daki bu ruhun bütün bölgeye örnek olacağına inanıyorum.

Bu sürecin kazananı bir parti, bir kesim ya da bir kimlik olmayacak. Kazanan Türkiye olacak. Diyarbakır da kazanacak, Şanlıurfa da, İstanbul da, Hakkari de

 Türkiye kendi kardeşliğini daha da sağlamlaştırdıkça bölgemizde de barışın, huzurun ve istikrarın en güçlü taşıyıcısı olacak.

5 TL reklam
Önceki Haber TİGAD 13. Dijital Medya Çalıştayı Iğdır’da Düzenlendi...
Sonraki Haber Bakan Göktaş: “Terörsüz Türkiye sürecinde barışın, huzurun, ...

İlgili Haberler