Gündem

Gürültünün içinde bilgelik

Avrupa Türk Basın Birliği Başkanı İbrahim Dankuş 'un Kaleminden...

Dansbase


Değerli arkadaşlar, sevgili takipçilerim...


Ne tuhaf bir zamanın içinden geçiyoruz…


Kimi insanlar bir dedikoduyla gündemi sarsıyor, kimi kıskançlığını fikir gibi sunuyor, kimi de birkaç cümleyle bilgelik taslıyor. Bilgi ile bilgisizlik, tecrübe ile hamaset, düşünce ile gösteriş birbirine karışmış durumda.


Oysa insanlığın ihtiyacı, birbirinin açığını aramak değil, birbirinin yükünü hafifletmek, deneyiminden öğrenmek ve dayanışma içinde daha iyi bir gelecek kurabilmek.


Siyasette tecrübe, çoğu zaman sosyal medya üzerinden edinilmiş birkaç cümleye indirgeniyor. Eğitim sisteminin gerçeklerinden habersiz olanlar eğitim üzerine hüküm veriyor, hayatın içinde sınanmamış fikirler, yılların birikimiyle konuşuluyormuş gibi sunuluyor. Bilmek ile biliyor görünmek arasındaki çizgi giderek siliniyor.


Belki de çağımızın en büyük çelişkilerinden biri bu: Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamışken, bilgeliğe ulaşmak hâlâ bu kadar zor.


Çünkü bilgi yalnızca okumakla değil, anlamakla, bilgelik ise yalnızca konuşmakla değil, dinlemekle oluşur. İnsan bazen bildiğini söylemekten çok, bilmediğini kabul ettiğinde büyür.


Sosyal medya ise bu karmaşayı daha da görünür hâle getiriyor. En yüksek ses çıkaran, en haklı, en çok konuşan, en bilgili, en sert eleştiren, en cesur sanılabiliyor. Oysa hayatın gerçek ölçüsü beğeni sayısı, takipçi sayısı ya da gündem olabilmek değildir.


Asıl mesele, insan kalabilmektir.


Kıskançlığın yerine takdiri, dedikodunun yerine hakikati, hamasetin yerine tecrübeyi, gösterişin yerine emeği koyabildiğimiz zaman başka bir toplum mümkün olacaktır.


Peki, bu devran böyle mi devam eder?


Sanmıyorum.


Hiçbir toplum sonsuza kadar gürültünün içinde yaşayamaz. Bir noktada insanlar gösteriden yorulur, sahiciliği arar. hamasetten yorulur, tecrübeye kulak verir, çatışmadan yorulur, dayanışmanın kıymetini yeniden hatırlar.


Belki de bize düşen, o günün gelmesini beklemek değil, bugünden itibaren kendi çevremizde o kültürü oluşturmaktır.


Daha az hüküm vermek, daha çok dinlemek…

Daha az gösteriş, daha çok emek…

Daha az dedikodu, daha çok hakikat…

Daha az “ben biliyorum”, daha çok “birlikte öğrenebiliriz” diyebilmek…


Çünkü gerçek bilgelik, herkese akıl vermek değil, kendi aklını, vicdanını ve sınırlarını bilerek yaşamaktır.


Sonsuz saygılarımla...

5 TL reklam
Önceki Haber ABD Ulusal Borcu Tarihte İlk Kez 40 Trilyon Dolar Sınırını G...
Sonraki Haber Ticaret Bakanlığı Riskli Bulunan 4 Bebek Giyim Ürününü Piyas...

İlgili Haberler