ANKARA / TEKHA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Moğolistan’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin 17’nci Taraflar Konferansı’na (COP17) video mesaj gönderdi. Türkiye’nin çölleşmeyle mücadele vizyonunu aktaran Kurum, COP31 Başkanlığı’nın önceliklerini paylaştı.
Küresel Çevre Sorunlarında Bütüncül Yaklaşım Vurgusu
Türkiye’nin 2015 yılındaki COP12 ev sahipliğini ve Ankara Girişimi’ni hatırlatan Bakan Kurum, Rio Sözleşmeleri arasındaki koordinasyona dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’da, 2030 yılına kadar arazi tahribatının dengelendiği bir dünyaya ulaşma hedefinin sürece dahil edilmesine katkı sunduk. Ardından Ankara Girişimi’ni başlattık. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin hedeflerini belirlemelerine ve uygulamalarına destek olduk. Bugün 100’ü aşkın ülkenin bu hedeflere ulaşmış olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildir. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınları, bir milyondan fazla türün yok olma tehdidi altında olması ve dünya arazilerinin yüzde 40’a varan bölümünün tahrip olması bize çok açık bir mesaj veriyor; daha hızlı ve daha güçlü adımlar atmalıyız. Bunun için Rio Sözleşmeleri arasındaki iş birliğini artırmalı ve bu iş birliğini sahada somut sonuçlara dönüştürmeliyiz. Türkiye olarak bu yönde önemli bir adım attık. Rio Sinerjisi Protokolü’nü imzaladık. Bu yaklaşım, COP31 Başkanlığımızın da temel anlayışlarından biridir. Biz COP31 sürecini; siyasi liderliği, çok taraflı müzakereleri ve uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir süreç olarak ele alıyoruz.”
COP31 İçin Antalya Daveti
Türkiye’nin COP31 sürecini diyalog, uzlaşı ve aksiyon temellerine oturttuğunu belirten Kurum, 2035 hedefleri doğrultusunda şu değerlendirmede bulundu:
“Diyalogla ülkeleri aynı masa etrafında buluşturacağız. Uzlaşıyla ortak iradeyi güçlendireceğiz. Aksiyonla bu iradeyi somut sonuçlara dönüştüreceğiz. Artık söz değil, eylem istiyoruz. İklim Uygulama Köprüsü ile iklim finansmanının sahaya daha hızlı ve etkili ulaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Ben tarihi bir dönüm noktası olacağına inandığımız COP31 zirvemizde sizleri de görmekten büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek istiyorum. Kasımda dünyanın en güzel şehirlerinden Antalya’mızda buluşalım.”
Çok Taraflı Çevre Rejiminin Temeli Rio Sözleşmeleri
1992 Rio Dünya Zirvesi’nde kabul edilen sözleşmeler; sera gazı yoğunluğunu dengelemeyi hedefleyen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), biyolojik çeşitliliği koruyan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD) ve kuraklıkla mücadeleyi kapsayan BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’nden (UNCCD) oluşuyor.



