ERZİNCAN / TEKHA
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Erzincan’da AK Parti teşkilatının düzenlediği Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programına katıldı. Ergan Dağı Kayak Merkezi’ndeki bir restoranda partililerle bir araya gelen Bakan Yumaklı, Türkiye’nin son 25 yıllık süreçte her sektörde önemli atılımlar gerçekleştirdiğini ifade etti.
Ulaşımdan sanayiye, sağlıktan tarımsal kalkınmaya kadar refah seviyesinin yukarılara taşındığını vurgulayan Bakan Yumaklı, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye, tarih yazan bir ülke olmak üzere kararlı bir yola girmiştir. Terörsüz Türkiye süreci de bu yolda çok önemli bir dönemeç, çok önemli bir dönüm noktası olacaktır. Yıllardır bu topraklar, bu dağlar, bu ovalar; maalesef ki huzursuzluğun, belirsizliğin gölgesinde kaldı. Gençlerimiz köylerini terk etti, tarlalarımız nadasa kaldı. Ama bugün, Allah’a şükür, çok farklı bir noktadayız. Terörsüz Türkiye, sadece bir güvenlik hedefi değildir. Bu topraklarda yaşayan her bir kardeşimizin, çocuğunun geleceğine dair yeniden umut kurma iradesidir. Biz bu iradeyi sözde bırakmadık. Güvenliğin sağlandığı her karış toprağın, yeniden üretim yapan, yeniden can bulan bir toprağa dönüşmesi için kolları sıvadık. Çünkü biliyoruz ki, kalıcı huzur; ancak ekmeğini kendi toprağından çıkaran, kendi işinin, kendi geleceğinin sahibi olan bir halkla mümkündür” dedi.
Doğu Ve Güneydoğu’da Kırsal Kalkınma Hamlesi
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere ülke genelinde üretimi şaha kaldıracak kapsamlı bir eylem planı yürüttüklerini bildiren Bakan Yumaklı, şu açıklamaları kaydetti: “Merkez teşkilatımızla, il müdürlerimizle, DSİ’miz, Orman Genel Müdürlüğümüz, Doğa Koruma ve Milli Parklar teşkilatımızla birlikte oturduk. ‘Bu topraklarda ne ekilebilir, hangi vadide hangi meyve yetişir, hangi yaylada hangi hayvan beslenir’ diye tek tek konuştuk. Geçen hafta Diyarbakır ve Erzurum’da bölgesel çalıştaylar yaptık. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatımız bir arada projelerin her birini tek tek masaya yatırdı. Hiçbir gencimiz, hiçbir evladımız doğduğu bu güzel toprakları bırakıp, iş bulmak umuduyla gurbet yollarına düşmesin. Bizim evlatlarımız kendi tarlalarının efendisi, kendi fabrikasının çalışanı, kendi toprağının girişimcisi olsun istiyoruz. Bu eylem planı masa başında yazılmış bir plan değil; bizzat o toprağın insanının alın teriyle ortaya çıkmış bir plan olacak. Sulanmayı bekleyen tarlalarımızı sulayacağız, boş kalan ahırlarımızı dolduracağız, arısını, ipeğini, meyvesini bekleyen bu bereketli toprakları yeniden ayağa kaldıracağız. Göç eden gençlerimizi, kendi memleketinde iş bulup, kendi memleketinde evlenip, kendi memleketinde çocuk büyüteceği bir geleceğe kavuşturacağız.”



