Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Reddi Miras Yapan Bir Türkiye Yok

ANKARA / TEKHA Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından gerçekleştirdiği basın açıklamasında, NATO Ankara Zirvesi ve bölgedeki güncel gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin köklü devlet geleneğine ve küresel diplomasideki yerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster kabul edin, ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine, medeniyet ve kültür birikimini […]

Prwss ZORKUN

ANKARA / TEKHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından gerçekleştirdiği basın açıklamasında, NATO Ankara Zirvesi ve bölgedeki güncel gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin köklü devlet geleneğine ve küresel diplomasideki yerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster kabul edin, ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine, medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır” dedi.

Uluslararası Arenada Ankara Rüzgarı

Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen NATO 36’ncı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin başarıyla tamamlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve lojistik önlemlerinin eksiksiz alındığını belirtti. Resmi ziyaretler ve havalimanı trafiğini rahatlatmak amacıyla Etimesgut Askeri Havalimanı’nın yeniden ihya edilerek hizmete açıldığını kaydeden Erdoğan, başkentin uluslararası alandaki görünürlüğünün arttığını söyledi. Ankara’nın bir dünya şehri olarak tescillendiğini dile getiren Erdoğan, bu başarının turizme olumlu yansıyacağını ve 29-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 13’üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de aynı başarının sergileneceğini aktardı.

Eleştirilere Tepki Ve Milletin Evi Vurgusu

Zirvenin ardından Türkiye’nin ev sahipliğine yönelik yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, marjinal bir kesimin devlet hakkındaki olumlu beyanları sindiremediğini ifade etti. Milli meselelerin siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin 86 milyonun ortak temsil makamı olduğunu belirtti. Külliyedeki törenlerde Mehter Takımı ve Yeniçeri Ocağı’nın yer almasının zirveye büyük bir anlam kattığını söyleyen Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz, tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekan, milletin evidir. Burası, asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye’nin güç ve ağırlığının, mimari zemindeki buluşma noktasıdır. Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde, küresel diplomasinin kalbi, Külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi, ‘Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var?’ diyenlere, ‘İktidara gelirsek külliyeyi yıkacağız’ diyen vizyon fukaralarına, bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir” ifadelerini kullandı.

Zirve kapsamında Konya’da “İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi” kurulması yönünde karar alındığını da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31’inci yıl dönümüne ilişkin, “Boşnak kardeşlerimiz orada katledilen evlatlarını anarken, biz de burada onlar için dua ettik; o hüzün, o utanç dolu günleri bir kere daha hatırladık. Tabii o günlerde, yaşanan savaş kadar acı olan bir başka husus, Bosna-Hersek halkının yalnız bırakılmasıydı. Avrupa’nın göbeğindeki etnik temizlik girişimini, batılı ülkeler ve kurumlar sadece uzaktan seyretmekle yetindi. Sivilleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Birleşmiş Milletler Koruma Gücü kendisini dahi koruyamazken ‘güvenli bölge’ olarak ilan edilen şehirler, bugün bile utançla hatırladığımız katliamlara sahne oldu. Aralarında çocukların, kadınların, yaşlıların da olduğu 8 bin 372 Boşnak, katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Üzerinden tam 31 sene geçmesine rağmen, Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya halen devam ediyor. Mavi kelebeklerin izinde ortaya çıkartılan her toplu mezarla, kimlik tespiti yapılan her şehit naaşıyla birlikte yüreğimize yeni bir ateş düşüyor. 31’inci sene-i devriyesinde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha rahmetle yad ediyor, mekanları cennet olsun, diyorum” şeklinde konuştu.

Dün hayatını kaybeden Katar Devleti Baba Emiri Şeyh Hamad Bin Halife Al Sani için de taziye dileklerini ileten Erdoğan, “Katar Emiri Şeyh Temim’in şahsında dost ve kardeş Katar halkına en kalbi taziyelerimi sunuyorum. Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar’ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi. Filistin davası başta olmak üzere, İslam dünyasının meseleleriyle yakından ilgilenen, nerede bir kanayan yara varsa, sarmak için koşturan vicdanlı, dirayetli, samimi bir Müslümandı. Gerek şahsım, gerekse ülke olarak, Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yaptığı eşsiz katkıları hiçbir zaman unutmayacak, kendisini şükranla hatırlayacağız. Rabbim ruhunu şad, mekanını inşallah cennet eylesin” dedi.

Zirve güvenliğine yönelik detayları da paylaşan Erdoğan, “NATO zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat and adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksikleri, yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı’nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek, hem de resmi ziyaretlerde kullanılmak üzere, Etimesgut Askeri Havalimanı’nı yeniden ihya ederek, hizmete açtık. Böylece Başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konuk evi ile modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Ankara Havalimanı’nın şehrimize tekrar hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Zirve sürecindeki şehir düzenine dair konuşan Erdoğan, “Buna rağmen, zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş olan tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum. Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. Ankara’nın artık bir dünya şehri olduğu, bu vesileyle tescil edilmiştir. Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum. Allah nasip ederse, bu sene Cumhuriyetimizin 103’üncü yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara’da coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13’üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de sergileyeceğiz” dedi.

Medya ilgisine değinen Erdoğan, “Toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla haberler tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarına kıyasla Ankara Zirvesi, medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur. Bu ilginin gerek uluslararası basında, gerekse sosyal medya mecralarında halen devam ettiğini görüyoruz. Mehter Marşı’ndan tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçerilerimize, Türk Yıldızlarının muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, Külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek costly unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya, tartışılmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye’nin tanıtımı açsından değil, Türk kültürü ve tarihinin zenginliği ile Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından da önemli buluyoruz” açıklamasında bulundu.

Eleştiride bulunan gruplara yönelik tepkisini sürdüren Erdoğan, “Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dahil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini, bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor. Öyle ki, zirveye ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla, hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe, inanın, onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele ‘5 dakikacık bir görüşme’ için muhataplarına yalvaran zavallıların, sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz. Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür. Her zaman söylediğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım, hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan, hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye’nin başarısı, 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye’nin sıkıntısı ise bilaistisna, hepimizin sıkıntısıdır. Milli meselelerin, ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz” diye ekledi.

Sanayicilere 1 Trilyon Liralık Dev Kredi Paketi

Ekonomik istikrarı güçlendirmek ve imalat sanayini desteklemek adına atılan yeni adımları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmalat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde 12 buçuğa indirdik. İhracatçılara sunduğumuz reeskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. İstihdam Koruma Programı kapsamında istihdam başına aylık 3 bin 500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Bu sayede 900 bin istihdamı koruma altına aldık. Tüm imalat sektörlerimiz için devreye aldığımız 100 milyar liralık kredi paketi sanayicilerimizin finansmana erişimine ilave bir destek oldu. Bu olumlu seyri hızlandırmak için, şimdi yeni bir adım atarak, ‘Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Kriterleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz. Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun koşullu finansmana erişim imkanını güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan, 6 ay ana para ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerin 12 puanlık maliyetini de hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde, imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz. Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun, diyorum” diyerek üreticilere sağlanan desteklerin artarak süreceğini belirtti.

5 TL reklam
Önceki Haber Sanatın yeni buluşma noktası: Dansbase kapılarını açtı......
Sonraki Haber Bayraktar Kızılelma Süpersonik Füze Atış Testini Başarıyla G...

İlgili Haberler