ANKARA / TEKHA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, SETA Vakfı tarafından düzenlenen ’10’uncu Yılında 15 Temmuz’ konulu sempozyuma katıldı.
Milletin İradesine Yönelik En Kapsamlı Saldırı
Sempozyumda konuşan Yılmaz, “FETÖ’nün hain darbe teşebbüsü, Türkiye’nin demokratik düzenini hedef alan en kapsamlı saldırılardan biri olmuştur. Milletimizin iradesiyle şekillenen meşru siyasal yapıyı ortadan kaldırmayı, devletimizin kurumlarını kendi hiyerarşisine tabi kılmayı ve Türkiye’nin geleceğine millet yerine örgüt iradesinin yön vermesi amaçlanmıştır. Türkiye Büyük Mille Meclisi’nin bombalanması, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ve Cumhurbaşkanımızın bizzat hedef alınması, güvenlik kurumlarımıza yönelik saldırılar FETÖ’nün hedefinin ne olduğunu çok açık bir şekilde göstermektedir. FETÖ’nün temel düşmanı, hedef tahtasına koyduğu temel hadise aslında milletin kendisi, milletin iradesi, değerleri, milletin siyasal alandaki varoluşu. Dolayısıyla bu Meclis’e ve Külliye’ye saldırı aslında millete saldırı, milletin iradesine saldırı, o iradeyi kırma teşebbüsüdür” dedi.
Darbeler Tarihinde Bir İlke İmza Atıldı
Hedef alınan kurumların anayasal sistemin ve milli iradenin temel dayanakları olduğunu belirten Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde aziz milletimizin sergilediği tarihi duruş bu hesabı bozmuş, devlet hayatımızda meşruiyetin yegane kaynağının millet iradesi olduğu gerçeğini tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde bir kez daha teyit etmiştir. 15 Temmuz ne kadar karanlık bir geceyse, ona karşı ortaya konan direniş de o kadar büyük bir aydınlık. Onunla da hepimiz hakikaten iftihar ediyoruz. Darbeler tarihimizde ilk defa millet olarak bu darbenin karşısında duruldu ve darbe girişimi bertaraf edildi. Bu bir destan gerçekten. Bu vesileyle şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Uluslararası arenadaki sessizliğe değinen Yılmaz, “Başından itibaren maalesef bu demokrasi destanı görülmedi. Ne medyada ne akademik dünyada ne de siyasi çevrelerde uzunca bir süre maalesef bunun böyle devam ettiğini gördük. Bunun da ayrıca analiz edilmesi lazım. Aynı demokratik direnci Avrupa’da veya başka bir coğrafyada bir millet göstermiş olsa bugün nasıl bir tavır olurdu dünyada, dünya akademisinde onu da herkesin takdirine bırakıyorum” açıklamasında bulundu.
Kurumların Operasyonel Kapasitesi Yükseldi
Örgüt üyelerinin temizlenmesiyle kurumsal verimliliğin arttığını dile getiren Yılmaz, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen reformlarla güvenlikten kamu yönetimine, istihbarattan yargıya kadar pek çok alanda önemli adımlar atılmıştır. Kurumlarımız arasındaki eş güdüm güçlenmiş, karar alma süreçleri hızlanmış, kriz anlarında devletimizin hareket kabiliyeti önemli ölçüde artmıştır. Bugün sahip olduğumuz kurumsal direnç yalnızca 15 Temmuz’un ardından atılan adımların değil devlet tecrübemizi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiren güçlü bir vizyonun eseridir. Teknolojinin hızla değiştiği, güvenlik tehditlerinin çeşitlendiği, dezenformasyonun, uluslararası rekabetin bir aracı haline geldiği günümüzde güçlü kurumlar kadar güçlü bir stratejik akla da ihtiyaç duyuyoruz. FETÖ’nün yine en önemli unsurlarından biri insanların aklına ipotek koyması, aklını birçok insanın kiraya vermesi. Aslında biz 15 Temmuz’la birlikte sadece devletimizin bağımsızlığı, demokrasimiz için değil, aklımız için de mücadele verdik. Aklımızı bir takım ipotekler altına koymama mücadelesi de verdik” şeklinde konuştu.
Benzer Örgütlenmelere Karşı Teyakkuz Çağrısı
Uluslararası iş birliğinin ve farkındalığın önemini vurgulayan Yılmaz, “FETÖ’yle uluslararası alanda mücadele konusunda yine çok önemli bir sorumluluğumuz var. Bu tecrübemizi dost ülkelerle mutlaka paylaşmalıyız. Türkiye bu tecrübeyi yaşadı. Başkaları yaşamasın. Türkiye’den öğrensinler. Bu sadece Türkiye’nin FETÖ’yle mücadelesine değil, o ülkelerin istikrarına da önemli bir katkı sağlayacaktır diye inanıyorum. Türkiye bu tecrübesini mutlaka dost ve kardeş ülkeler başta olmak üzere uluslararası alanda da daha fazla paylaşmalıdır. Bu şuurla farklı isimler altında da gelse FETÖ ve FETÖ benzeri yapılanmalara karşı mutlaka teyakkuzda olunmalı, uyanık olunmalıdır” uyarısında bulundu.
Milli Kararlılık İle Geleceğe Yürüyüş
Terörün tamamen sonlandırılması adına kritik bir safhada olunduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Bu mücadeleyi sonuçlandırıp, Türkiye Yüzyılı’nda iç cephemizi güçlendirerek bölgemizde de terörsüz bir bölge vizyonunu hayata geçirerek çok farklı bir döneme doğru yürümek durumundayız. Millet olarak bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Burası sıradan bir ülke değil, sıradan bir devlette yaşamıyoruz. Çok köklü bir tarihi birikime sahibiz ve inanıyorum ki bu yakın dönemde yaşananlardan da gerekli dersleri çıkararak çok daha güçlü bir şekilde bu yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Terörsüz Türkiye hedefimiz; milletimizin huzurunu, demokrasimizin standardını ve kalkınma yolculuğumuzu doğrudan ilgilendiren stratejik bir hedeftir ve bir devlet politikasına dönüşmüştür. Aynı anlayış bölgemize yönelik politikalarımızın da temelini oluşturmaktadır. Terörün istismar ettiği istikrarsızlık ortamının ortadan kaldırıldığı, iş birliğinin, refahın ve güvenliğin güç kazandığı bir bölge; Türkiye’nin güvenliğini de kalkınmasını da kalıcı bir şekilde tahkim edecektir” dedi.


