Yalova’da deprem riski, resmi kurumların rapor ve açıklamalarında kentin en önemli afet başlığı olarak yer alırken, eski yapı stokuna ilişkin mahalle ve ilçe bazlı güncel, toplu ve kamuya açık bir envanter bulunmaması dikkat çekiyor. AFAD, Yalova’nın birinci derece deprem bölgesinde yer aldığını belirtirken; Yalova Belediyesi de 1999 Marmara Depremi sonrası riskli yapı stokunun yenilenmesi gerektiğine vurgu yapıyor.
Yalova’da 1999 öncesi yapıların durumu ve riskli yapı başvurularına ilişkin kamuya açık veriler, deprem güvenliği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. AFAD Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün resmi sayfasında, ili risk altında bulunduran en büyük doğal afetin deprem olduğu belirtiliyor. Aynı açıklamada Yalova’nın birinci derece deprem bölgesinde yer aldığı, Marmara Denizi’nde meydana gelebilecek bir deprem sonrası deniz dibi heyelanı tetiklenirse 1-2 metreye kadar tsunami dalgalarının oluşma ihtimalinin bulunduğu ifade ediliyor.
Yalova Belediyesi’nin “Deprem ve Yalova” başlıklı bilgilendirme sayfasında da kentin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın aktif kollarına yakınlığı ve zemin yapısı nedeniyle yüksek sismik risk taşıdığı kaydediliyor. Belediyenin açıklamasında, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Yalova’da 2 bin 504 kişinin yaşamını yitirdiği, binlerce binanın yıkıldığı ya da ağır hasar gördüğü bilgisi yer alıyor.
Eski Yapı Tartışması Merkez Mahallelerde Yoğunlaşıyor
Araştırmada, Yalova Merkez’de Rüstempaşa, Bağlarbaşı, Süleymanbey, İsmetpaşa gibi eski yerleşim dokusuna sahip mahalleler öne çıkıyor. Bu bölgeler, kentin uzun yıllardır yapılaşmış merkez mahalleleri arasında yer alıyor. Ancak kamuya açık kaynaklarda bu mahallelerdeki binaların kaçının 1999 öncesi yapıldığı, kaçının tarandığı, kaçının riskli yapı statüsüne geçtiği ve kaç bina için güçlendirme ya da yıkım süreci başlatıldığına dair bütünlüklü bir tablo bulunmuyor.
Yalova Belediyesi, 1999 sonrası önemli düzenlemeler yapıldığını belirtmekle birlikte, riskli yapı stokunun yenilenmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Bu değerlendirme, kentte yapı güvenliği konusunun yalnızca geçmişe ait bir sorun olmadığını, bugün de takip edilmesi gereken bir başlık olduğunu gösteriyor.
Çınarcık’ta Riskli Yapı İlanları Görünür Hale Geldi
İlçeler arasında kamuya açık duyurular açısından en görünür örneklerden biri Çınarcık oldu. Çınarcık Belediyesi’nin resmi internet sitesinde 2026 yılı içinde “Riskli Yapı – Beta Apartmanı”, “Riskli Yapı – Nazlı Apartmanı” ve “Riskli Yapı – Harmanlar Mahallesi Faik Özkan Caddesi No:13” başlıklı duyurular yayımlandı.
Bu duyurular, Çınarcık’ta riskli yapı tespit sürecine konu olan somut binalar bulunduğunu gösteriyor. Ancak mevcut açık veriler, ilçedeki toplam riskli yapı sayısını, başvuru sayısını veya mahalle mahalle yapı güvenliği durumunu ortaya koymaya yetmiyor.
Çiftlikköy, Armutlu, Termal ve Altınova’da Veri Parçalı
Çiftlikköy, Armutlu, Termal ve Altınova’da da deprem riski ve yapı güvenliği başlıkları önemini koruyor. Özellikle kıyı şeridine yakın yerleşimler, eski konut alanları, yazlık yapı stoku ve zemin koşulları nedeniyle ayrıca incelenmesi gereken bölgeler arasında bulunuyor.
Termal Belediyesi’nin afet risk azaltma başlıklarında, bazı alanlarda yapılaşmanın denetlenmesi, afete maruz bölgelerdeki yapıların tespiti, tahliye edilmesi ve gerekirse yıkılması gibi süreçlere yer veriliyor. Bu durum, ilçede riskin yalnızca bina yaşıyla değil, aynı zamanda yerleşim alanlarının afet tehlikesiyle ilişkisi üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Ancak Yalova genelinde olduğu gibi bu ilçelerde de kamuya açık sayfalarda mahalle bazında “kaç eski bina var, kaçı riskli, kaçı yıkıldı, kaçı güçlendirildi” sorularına net yanıt veren düzenli ve güncel bir veri seti bulunmuyor.
Riskli Yapı Başvurusu Sayısı Kamuya Açık Verilerde Net Değil
Araştırmanın en dikkat çeken sonucu, riskli yapı başvurularına ilişkin veri eksikliği oldu. Yalova Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün internet sitesinde kentsel dönüşüm süreci, riskli yapı tespiti, yetkili kurumlar ve başvuru el kitaplarına ilişkin bilgiler yer alıyor.
Buna karşın il genelinde kaç riskli yapı başvurusu yapıldığı, bu başvurulardan kaçının sonuçlandığı, kaç binanın tahliye edildiği, kaç yapının yıkıldığı veya güçlendirildiği yönünde güncel ve toplu bir kamu verisine ulaşılamıyor.
Bu tablo, Yalova’da deprem riskinin resmi kurumlar tarafından kabul edildiğini; ancak riskli yapı stokunun kamuoyuna açık, mahalle ve ilçe bazlı bir envanterle yeterince şeffaf biçimde sunulmadığını ortaya koyuyor.


