İSTANBUL / TEKHA
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen yolsuzluk davası kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı 57’si tutuklu 436 sanık 90’ıncı celsede hakim karşısına çıktı. Tutuksuz sanıkların dinlendiği oturumun ardından mahkeme heyeti duruşmayı yarına erteledi.
Soruşturma sürecinin tamamlanmasıyla 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede İmamoğlu “örgüt lideri” sıfatıyla yer alıyor. İddianamede sanığa yöneltilen suçlamalar arasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, irtikap, dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve ihaleye fesat karıştırma gibi 18 ayrı başlık bulunuyor. Dosyada yer alan 142 ayrı fiil sebebiyle İmamoğlu hakkında 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Sanık Yakup Öner’den Ödemelere Dair İfadeler
Duruşmada yeniden beyanda bulunan tutuksuz sanık Yakup Öner, iş insanlarıyla yapılan görüşmelere değindi. Öner, “Dün ilgili kişilerin ödemelere ilişkin tepki gösterip göstermediklerini sormuştunuz. Ben bu soruyu yanlış anladım. Hiç kimse kendisiyle ilgili görüşmelerimizde olumlu tepkilerle karşılamadı durumu doğal olarak. Kimse kendisine bağış dahi olsa bir taleple gidilmesi durumunda hoşnut bir tavır göstermiyor. Bunu özellikle bütün eylemlerim için ifade edebilirim. Yüksek miktardaki ödemeleri hiçbir görüşmede hiçbir iş insanı gönülle ve memnuniyetle karşılamadı. Muhataplar da bu ödemelerden rahatsızlık duyuyor, isteyerek yapmadıklarını da bir şekilde belli ediyorlardı. Pek istemedikleri halde bu ödemeleri neden yapıyorlardı? Açık ve doğrudan bir tehdit olmaksızın mevcut ve gelecekteki ilişkilerin, iş ilişkilerinin bu ödemelere bağlı olduğunu hissediyorlardı. Bu sebeple yapmak zorunda kalıyorlardı” dedi.
İmamoğlu: Tek Bir Haram Kuruş Boğazımızdan Geçmemiştir
Savunmalar üzerine konuşan Ekrem İmamoğlu iddiaları reddetti. İmamoğlu, “Ben burada yaratılan dedikoduyla, tehditle oluşturulan sanık ifadelerini ve bunun üzerinden yürütülen algı operasyonlarını, sanık hallerini, bütün bunları yaratan senaryoyu yazanları reddediyorum. Milletimizin içi rahat olsun, tek bir haram kuruş boğazımızdan geçmemiştir” ifadelerini kullandı.
Reklamcı Mustafa Değercan Faturalandırma Sürecini Anlattı
Hakediş ödemelerinde güçlük yaşadığını belirten reklamcı Mustafa Değercan, teslim almadığı ürünler için ödeme yaptığını dile getirdi. Değercan, “Şirketimin alt tedarikçi ödemeleri olduğundan dolayı sıkıntı yaşamaya başladım. Daha sonra hak edişlerimi almak için sık sık Kültür A.Ş. ile irtibat kurdum. Bana piyasadan İBB ile ilgili her alacak verecek konusunun Emrah Bağdatlı’dan geçtiğini söylediler. Sonra beni BYZAG’in muhasebecisi olduğunu söyleyen Eyüp aradı. Bağdatlı’nın yönlendirdiğini, bu faturaları keseceklerini söylediler. Ben de sebebini sorduğumda ‘Emrah Bey böyle istedi’ diyerek başka bir açıklama yapmadı. Bana kesilen rakamlar alacağımın yanında küçük rakamlardı. Hem alacağımı hem de işimi riske atmak istemedim. Ben bu faturayı hemen ödemedim. Bekleme aşamasındayken yine BYZAG’ın muhasebecisi olduğunu söyleyen kişi beni arayıp ödeme konusunda diretti, ben de kabul etmek zorunda kaldım. Ödeme günü ve saatinin organizasyonunu BYZAG’in muhasebecisi olan Eyüp Bey ile yapıp ilk ödemeyi 65 bin TL olarak 27 Eylül tarihinde gerçekleştirdim. Diğer faturayı da eylülün sonuna doğru ilettiler. Onun ödemesini de ekim ortasında yaptığımı hatırlıyorum. Bu yaptığım ödemeler karşılığı olarak hiçbir mal teslimi kesinlikle almadım. Bu ödemelerim karşılığında parça parça aldığım ödemeler hızlanmaya başladı. Kimseyle bir rüşvet anlaşması yapmadım. Bu ödemeler karşılığında bir menfaat temin etmedim. Bana bu eylem kapsamında parasını ödediğim bileklikler de gönderilmedi, bana teslimi sağlanmadı. Bu süreçte maddi manevi olarak zorlandım” dedi.
Murat Abbas: Talimat Verdiğime Dair Somut Delil Yok
Kültür A.Ş. eski Genel Müdürü Murat Abbas, görev süresindeki şirket büyümesine dikkat çekerek ihale prosedürlerini aktardı. Abbas, “2021 yılında yaklaşık 640 milyon lira olan şirket cirosu 2024 yılında 6,84 milyar liraya ulaştı. Vergi öncesi karımız ise aynı dönemde yaklaşık 9 milyondan 427 milyon liraya yükseldi. Dolayısıyla benim genel müdürlük yaptığım dönemin sonunda ortaya çıkan tablo, milyonlarca insana kültür hizmeti sunan, aynı zamanda cirosunu ve karlılığını ciddi biçimde artırarak Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasına girmiş bir Kültür A.Ş.’dir. Görev yaptığım süre boyunca çok sayıda evrakta imzam bulunmaktadır. İmzaların sorumluluğunun da farkındayım. Ancak bu imzaların hangi kurumsal sürecin sonunda atıldığının da dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Kültür A.Ş.’de bir satın alma veya ihale işlemi, genel müdürün bir firmayı belirleyip önüne gelen belgeyi imzalaması şeklinde yürüyen bir süreç değildi. Hangi fiyatı belirlediğime veya değiştirdiğime, yaklaşık maliyete müdahale ettiğime, bir işin belirli bir firmaya verilmesi yönünde talimat verdiğime ya da kazanan ve yan teklif veren firmaların önceden belirlendiğini bildiğime ilişkin şahsıma özgü somut bir delil bulunmamaktadır” dedi.
Ortak savunma hazırlanması yönündeki baskılara da değinen Abbas, “Toplantıda Murat Ongun, Fatih Keleş, Ertan Yıldız hakkında sorular sorulduğunda herkesin aynı cevap vermesi, aynı savunma verilmesi yönünde konuşmalar yapıldı. Ongun ve Yıldız’ı başkan danışmanı olarak, Fatih Keleş’i ise İBB Spor Başkanı ve meclis üyesi olarak bildiğimizi söylememizi, bu kişilerle ilgili herhangi bir bilgiye sahip olmadığımızı söylememiz istendi. İsimlerini verdikleri avukatlara vekalet çıkarmamızı söylediler. Ben de bana ismi verilen avukata vekâletnamemi çıkardım. Bahsettiğim toplantının akşamında, olayın ciddiyetini anladığımdan Genel Müdür Yardımcısı olan Doğan Hamit Doğruer’den bildiklerini anlatmasını istedim. Bahsi geçen usulsüz ihaleler, iş alımlarını bizzat Ongun’un yönettiğini, kendisinin ve Kağan Sürmegöz’ün ihaleleri Ongun’un talimatlarına göre organize ettiğini, imzalanan muvazaalı sözleşmeler, grafik tasarım bedeli hususunda teftiş raporunda yer alan hususların doğru olduğunu, yasa dışı usule aykırı iş ve işlemlerin yapıldığını bana bizzat kendisi anlattı” diye konuştu.
Duruşma Yarın Sabah Devam Edecek
Savcının yönelttiği soru üzerine Abbas, ihalelerin Murat Ongun’un talimatıyla organize edildiği bilgisini 9 Mart tarihindeki görüşmede Doğan Hamit Doğruer’den edindiğini beyan etti. Tutuklu sanık Murat Ongun’un “Naylon faturaya şahit oldunuz mu?” sorusuna “Olmadım” yanıtını veren Abbas, “Sistem diye bir ifade duydunuz mu?” sorusunu ise “Buna cevap vermek istemiyorum. Benimle ilgili değil” şeklinde cevapladı.
Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıkların dinlenmesine devam edilmek üzere duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi.



