Dünya

İki ülke değil, bir jeoekonomik hat

Gazeteci, F4.media.az sitesi yöneticisi Fira Celilova'nın Kaleminden...

Dansbase
Pha halk gazeteciliği


Azerbaycan–Özbekistan ilişkilerinde yeni dönem: Bakü–Taşkent hattı nereye gidiyor?



Azerbaycan ve Özbekistan hakkında konuşulduğunda akla gelen ilk kelimeler genellikle “kardeşlik”, “ortak tarih” ve “Türk dünyası” oluyor. Ancak son yıllardaki gerçekler gösteriyor ki, bu ilişkileri artık yalnızca bu kavramlarla açıklamak yeterli değil. Çünkü Bakü ile Taşkent arasında yeni bir hat oluşuyor. Bu hattın üzerinde yalnızca diplomasi değil; ticaret, yatırım, lojistik, enerji, teknoloji ve bölgesel bağlantılar da var.


Benim için Azerbaycan–Özbekistan ilişkilerinin en ilginç tarafı da tam olarak bu: Tarih bizi birleştirdi, ancak ekonomik çıkarlar bizi geleceğe doğru taşıyor.


İki ülke, büyük pazar


Azerbaycan ve Özbekistan’ın nüfusu birlikte yaklaşık 50 milyona yaklaşıyor. Ancak bu rakama yalnızca iki ülkenin iç pazarı olarak bakmak doğru olmaz.


Azerbaycan, Avrupa ile Orta Asya arasında önemli bir bağlantı noktasıdır. Özbekistan ise Orta Asya’nın en büyük nüfus ve üretim merkezlerinden biridir. Bu iki potansiyel birleştiğinde karşımıza çok daha büyük bir ekonomik coğrafya çıkıyor.


Yani mesele sadece Bakü ve Taşkent değil. Mesele, Orta Asya’yı Hazar üzerinden Kafkasya ve Avrupa’ya bağlayan yeni ekonomik hattan söz etmek.


Asıl mesele ticaret değil, yolun kendisi


İki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması elbette önemli. Ancak bana göre bundan daha önemli olan, bu ticaretin hangi yollar üzerinden gerçekleştirileceğidir.


Son yıllarda Orta Koridor’un öneminin artması, Azerbaycan–Özbekistan ilişkilerine de yeni bir içerik kazandırdı.


Özbekistan’dan çıkan ürünlerin Azerbaycan üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması, Azerbaycan’ın ise Orta Asya pazarlarına erişim imkânlarının genişlemesi her iki taraf için yeni ekonomik fırsatlar yaratıyor.


2025 yılında Azerbaycan ile Özbekistan arasındaki transit taşımacılığın 1,4 milyon tona ulaşması, bu yönde gerçek bir dinamizmin bulunduğunu gösteriyor.


Bu rakam benim için sadece bir istatistik değil. Bu, yeni bir ekonomik haritanın göstergesidir.


Taşkent değişiyor


Özbekistan’ın kendi içinde yaşanan ekonomik dönüşümler de Azerbaycan açısından önemli fırsatlar yaratıyor.


Ülke son yıllarda yabancı yatırımların çekilmesi, sanayileşme, dijitalleşme ve yeni finans mekanizmalarının oluşturulması yönünde ciddi adımlar atıyor.


Taşkent’in uluslararası bir finans merkezine dönüşme yönünde attığı adımlar da bu stratejinin bir parçası.


Bu süreç Azerbaycan şirketleri açısından da önem taşıyor. Çünkü Özbekistan artık sadece ürün satılan bir pazar değil. Aynı zamanda Orta Asya’ya açılmak isteyen şirketler için bölgesel bir platforma dönüşmek isteyen bir ülke.


Azerbaycan’ın avantajı artık sadece enerji değil. Azerbaycan’ın bölgesel rolünde de önemli bir değişim gözlemleniyor. Ülkemiz uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak enerji kaynaklarıyla tanındı.


Bugün ise Azerbaycan’ın avantajlarına başka bir faktör daha ekleniyor: coğrafi bağlantı.


Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı, demiryolları, Hazar üzerinden taşımacılık ve Orta Koridor, Azerbaycan’ın transit potansiyelini artırıyor. Bu açıdan Azerbaycan artık yalnızca enerji ihraç eden bir ülke değil.


Azerbaycan giderek Doğu ile Batı arasındaki lojistik ve ticaret bağlantısının temel unsurlarından birine dönüşüyor. Özbekistan ile iş birliği ise bu stratejinin Orta Asya yönündeki önemli parçalarından biri.


İlginç nokta: İlişkiler artık projelerde görülüyor


Azerbaycan–Özbekistan ilişkilerinin gerçek gücünü bazen resmi görüşmelerden çok projeler gösteriyor. Özbekistan’da Azerbaycan şirketlerinin katılımıyla bankacılık, eğitim, enerji, inşaat, turizm ve tarım alanlarında projeler hayata geçiriliyor. Aynı zamanda Özbekistan şirketleri de Azerbaycan pazarındaki faaliyetlerini genişletiyor.


Bu durum ilişkilerin bir ülkenin diğerine yatırım yapmasıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Artık karşılıklı ekonomik çıkar oluşmuş durumda. Ve uzun vadeli bir ortaklık için bundan daha önemli unsurlardan biri yoktur. Enerji haritası da değişiyor.


Azerbaycan ve Özbekistan arasındaki iş birliğinde enerji alanı da ayrı bir önem taşıyor. Geleneksel enerji alanlarının yanı sıra, yeşil enerji projeleri önümüzdeki yıllarda ilişkilerin yeni yönlerinden birine dönüşebilir. Hazar bölgesinin yenilenebilir enerji potansiyelinin Orta Asya ile bağlantılı hale getirilmesi ise daha büyük bir bölgesel enerji sisteminin oluşmasına imkân sağlayabilir.


Bu açıdan Bakü–Taşkent iş birliğinin yalnızca bugünün ekonomisine değil, geleceğin ekonomisine yönelik olduğunu düşünüyorum.


En büyük sermaye: Güven


Tüm bunların arkasında ise bir faktör bulunuyor: karşılıklı siyasi güven. Yatırımcı risk gördüğü yere uzun vadeli yatırım yapmaz. Lojistik şirketi istikrarsız bir güzergâha güvenmez. Büyük bir enerji projesi siyasi irade olmadan hayata geçirilemez.


Azerbaycan ve Özbekistan’ın avantajı, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin yüksek seviyede olması ve bu güvenin ekonomik projelere de dönüşmesidir.


23 Ağustos’ta Taşkent’te imzalanan “Ebedi Dostluk Antlaşması” da bu ilişkilerin siyasi ve hukuki temellerinin daha da güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.


Peki bundan sonra ne olacak?


Bence önümüzdeki yıllarda Azerbaycan–Özbekistan ilişkilerindeki temel rekabet, “Kim daha fazla ürün satacak?” sorusu etrafında şekillenmeyecek.


Asıl soru şu olacak: Kim bölgesel ekonomik zincirin daha büyük bir parçasına dönüşebilecek?


Burada Azerbaycan’ın avantajı Hazar, lojistik ve Avrupa bağlantısıdır. Özbekistan’ın avantajı ise büyük nüfusu, üretim potansiyeli ve Orta Asya’nın merkezinde yer almasıdır. Bu iki avantaj birbirini tamamlıyor. Bu nedenle ben Azerbaycan–Özbekistan ilişkilerine yalnızca iki kardeş ülkenin ilişkileri olarak bakmazdım.


Bu ilişkiler artık iki ekonominin birbirini tamamlaması ve iki bölgenin birbirine bağlanması aşamasına giriyor. Tarih bizi birleştirdi. Siyaset bizi yakınlaştırdı. Ekonomi ise bizi daha da yakınlaştırıyor.


Ve bugün haritaya baktığınızda Bakü ile Taşkent arasında sadece bir çizgi görmüyorsunuz. Orada yeni bir jeoekonomik hat oluşuyor. Bu hattın nereye kadar uzanacağını ise önümüzdeki yıllar gösterecek.


Ancak bir şey şimdiden açık: Azerbaycan–Özbekistan ilişkilerinin en ilginç bölümü henüz önümüzde.

5 TL reklam
Önceki Haber Gazze’de can kaybı 73 bin 431’e yükseldi...
Sonraki Haber Devlet Bahçeli'den 'Malazgirt Zaferi' mesajı...

İlgili Haberler