ESKİŞEHİR / TEKHA
Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali kapsamında düzenlenen “Nehir Sohbetleri” programına konuk olan Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Nasreddin Hoca’nın yalnızca tarihî bir şahsiyet olmadığını, yüzyıllardır farklı coğrafyalarda yaşamaya ve yeniden üretilmeye devam eden güçlü bir kültürel mirası temsil ettiğini belirtti.
Kültür ve sanat etkinlikleriyle devam eden festival kapsamında İskele 26’da gerçekleştirilen programda, Türk kültürünün önemli değerlerinden Nasreddin Hoca’nın tarihsel ve kültürel mirası ele alındı.
Prof. Dr. Bayraktar: “Yaklaşık 25 Yıldır Nasreddin Hoca Üzerine Çalışıyorum”
Nasreddin Hoca üzerine yaklaşık 25 yıldır akademik çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, doktora tezini de bu konuda hazırladığını söyledi.
Bayraktar, Nasreddin Hoca üzerine yaklaşık 20 akademik makale kaleme aldığını, araştırmaları kapsamında Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere Nasreddin Hoca kültürünün yaşatıldığı farklı coğrafyaları ziyaret etme fırsatı bulduğunu anlattı.
Uzun yıllara dayanan araştırmalarının Nasreddin Hoca’nın farklı toplumlarda nasıl algılandığını ve kültürel mirasının nasıl yaşatıldığını görmesine imkan sağladığını ifade eden Bayraktar, bu mirasın geniş bir coğrafyaya yayıldığına dikkati çekti.
“Nasreddin Hoca Sadece Tarihî Bir Şahsiyet Değil”
Nasreddin Hoca’nın geçmişte yaşamış bir şahsiyet olmanın ötesinde günümüzde de varlığını sürdüren kültürel bir figür olduğunu vurgulayan Bayraktar, fıkraların değişen dönemlere ve toplumsal şartlara göre yeniden yorumlanmasının bu mirasın canlılığını gösterdiğini ifade etti.
Nasreddin Hoca’nın değerinin yalnızca tarihî kişiliğinden kaynaklanmadığını belirten Bayraktar, yüzyıllardır anlatılan, güncellenen ve farklı toplumlarda karşılık bulan fıkra geleneğinin Nasreddin Hoca’yı yaşayan bir kültürel mirasa dönüştürdüğünü kaydetti.

UNESCO’nun Kültürel Miras Listesine Dikkat Çekti
Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Nasreddin Hoca fıkra anlatma geleneğinin 2022 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınmasının önemine de değindi.
Söz konusu gelişmenin Nasreddin Hoca’nın uluslararası ölçekte tanıtılması açısından önemli olduğunu ifade eden Bayraktar, kültürel miras listelerinin yabancı ziyaretçilerin Türkiye’ye yönelik kültür turizmi tercihlerinde de önemli bir referans oluşturduğunu belirtti.
Eskişehir Ve Akşehir Nasreddin Hoca Mirasında Öne Çıkıyor
Nasreddin Hoca mirasının yaşatılmasında Eskişehir ve Akşehir’in iki önemli merkez olduğunu ifade eden Bayraktar, bu kültürel değerin hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda daha güçlü biçimde tanıtılmasının önem taşıdığını söyledi.
Bayraktar, Nasreddin Hoca etrafında şekillenen kültürel mirasın yalnızca fıkralardan oluşmadığına dikkati çekerek, mirasın maddi ve manevi unsurlarıyla bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.

Daha Önce Paylaşılmadığı Belirtilen Görseller Gösterildi
Nehir Sohbetleri’nin dikkat çeken bölümlerinden birini Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar’ın uzun yıllara dayanan akademik çalışmalarından derlediği görseller oluşturdu.
Daha önce kamuoyuyla paylaşılmadığı belirtilen bazı Nasreddin Hoca görselleri, slayt sunumu eşliğinde katılımcılara gösterildi. Görseller aracılığıyla Nasreddin Hoca’nın farklı coğrafyalardaki izleri, kültürel etkisi ve günümüze ulaşan mirası aktarıldı.
Tarih, akademi ve kültürü Porsuk kıyısında bir araya getiren program, festival ziyaretçilerinin ilgisiyle tamamlandı.



