Gündem

Siirt’ten Gazze Direnişine Güçlü Destek: Aksa Tufanı Yıl Dönümünde Ortak Basın Açıklaması

SİİRT / TEKHA Siirt Filistin Dayanışma Platformu, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Aksa Tufanı’nın yıl dönümü dolayısıyla kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Merkez Güres Caddesi üzerindeki Sancaklar Ortaokulu yanında toplanan sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar, Gazze halkına destek mesajı verdi. Program, Önder İmam Hatipler Derneği Başkanı Musa Doğrusever’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Platform adına […]

Dansbase
Pha halk gazeteciliği

SİİRT / TEKHA

Siirt Filistin Dayanışma Platformu, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Aksa Tufanı’nın yıl dönümü dolayısıyla kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Merkez Güres Caddesi üzerindeki Sancaklar Ortaokulu yanında toplanan sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar, Gazze halkına destek mesajı verdi. Program, Önder İmam Hatipler Derneği Başkanı Musa Doğrusever’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Platform adına hazırlanan ortak bildiriyi kamuoyuyla paylaşan Peygamber Sevdalıları Derneği Başkanı Orhan Ay, Filistin direnişini selamlayarak konuşmasına başladı. Ay, “Bugün, modern tarihin en büyük kırılma noktalarından biri olan 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıl dönümünde; Filistin halkının onur mücadelesini selamlamak, işgalci Siyonist rejimin eşi benzeri görülmemiş soykırım ve terör politikalarını lanetlemek üzere bir aradayız. Bugün, Batı merkezli ‘insan hakları’ masalının Gazze enkazının altında kalışını, küresel düzenin ilmek ilmek sökülüşünü ve tarihin yön değiştirdiği ânı haykırmaya geldik. Amacımız yalnızca bir tarihi hatırlamak değil; Gazze’de yazılan destansı direnişi, Siyonist barbarlığın gerçek yüzünü ve Müslüman dünyasının omuzlarındaki ağır sorumluluğu tarihe not düşmektir” dedi.

 

Tarihsel Süreç Ve İşgale Karşı Meşru Mücadele

Sürecin geçmişten bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Ay, “7 Ekim, sebepsiz bir patlama veya dönemsel bir sınır çatışması değildir. Onlarca yıldır süren sistematik işgale, mülksüzleştirmeye, Mescid-i Aksa’ya yönelik saygısızlıklara ve Gazze’ye uygulanan gayriinsani ambargoya karşı meşru bir varoluş ve özgürlük haykırışıdır. Aksa Tufanı; telleri, duvarları, uyduları ve istihbaratıyla insanlığı teslim almaya çalışan küresel kibir kalesinde geri dönülemez bir gedik açmış; dünyanın en gelişmiş askeri sistemlerine sahip olduğu iddia edilen işgalci rejimin, inanç ve kararlılık karşısında ne kadar kırılgan olduğunu göstermiştir. Unutturulmak ve ‘normalleşme’ anlaşmalarıyla kurban edilmek istenen Filistin davası, bu hamleyle yeniden küresel siyasetin merkezine oturmuştur” şeklinde konuştu.

Saldırılar Karşısında Halkın Sergilediği İrade

Gazze’de yaşanan vahşete ve sivillerin kararlılığına dikkat çeken Ay, “7 Ekim’den bu yana geçen süreçte dünya, gözü dönmüş bir terör örgütünden farksız hareket eden israil rejiminin gerçek yüzüne bir kez daha şahit olmuştur. Her türlü zalimliğin sergilendiği bu vahşet çemberinde iki aykırı tabloya şahit olduk: Bir yanda Batılı güçlerin sınırsız desteğini arkasına alan katil rejimin soykırımı; diğer yanda Gazze halkının eşsiz izzeti. Gazze, topyekûn bir yalnızlığa itilmesine rağmen diz çökmeyerek insanlığın onur kalesi olmaya devam etmiştir. Yıkıntıların arasından yükselen bu dik duruş; dev bütçeli orduların, süslü diplomasi masallarının ve sahte küresel güçlerin meşruiyetini tek celsede silip atmıştır” ifadelerini kullandı.

Küresel Vicdan Hareketi Ve Diplomatik Tecrit

İşgal rejiminin dünya genelinde meşruiyet zeminini tamamen kaybettiğini vurgulayan Ay, şunları aktardı: “Siyonist rejim ve hamileri Gazze’ye bombalar yağdırırken aslında adalet fikrini ve uluslararası hukukun son kırıntılarını da yok etmiştir. Gazze artık coğrafi bir nokta olmaktan çıkmış, küresel vicdanın adresi haline gelmiştir. Batı kentlerinde sokaklara dökülen vicdan sahibi insanlardan üniversiteli gençlere kadar tüm dünya halkları, Siyonizm’in maskesini düşürmüştür. Katil rejim sanıyor ki askeri gücü onu sonsuza dek koruyacaktır. Oysa halkların vicdanında meşruiyetini yitiren hiçbir yapı ayakta kalamaz. israil bugün tüm insanlığın gözünde, dünyadan tecrit edilmesi gereken hastalıklı bir yapıya veya kesilip atılması gereken bir kangrene dönüşmüştür. Sokaklarda ve vicdanlarda reddedilen bu işgal rejimi; uluslararası siyasette de tecride mahkûm olmaktadır. Diplomatik zırhı parçalanan Siyonist rejim, siyasi yalnızlığın karanlığına gömülmeye mahkûmdur. Nitekim New York’ta düzenlenen BM toplantısında Netanyahu kürsüye çıktığında salonun büyük ölçüde boşalması bunun en açık kanıtlarından biridir.”

İnsani Durum, Ambargo Ve Dayanışma Kararlılığı

Bölgedeki temel insani ihtiyaç krizine değinen Ay, “Ancak diğer yandan ise Gazze hâlâ, açlığın ve yıkımın insanlık dışı boyutlara ulaştığı, tarihin en ağır insani krizlerinden birini yaşamaya devam etmektedir. Sözde barışa rağmen bombalar düşmeye devam etmekte, sivil altyapının tamamen kullanılamaz duruma geldiği ve temel yaşam maddelerine erişimin feci şekilde kısıtlandığı Gazze’de insanı ayakta tutacak un, temiz su ve tıbbi malzemeleri taşıyan yardım tırlarının girişi son derece yetersiz kalmaktadır. Öyle ki bu yardım koridorlarından geçen miktar, halkın hayatta kalma ihtiyacının çok küçük bir kısmını karşılayabilmektedir” dedi.

Konuşmasının sonunda İslam alemine birlik çağrısı yapan Orhan Ay, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Rabbimizden niyazımız odur ki; Rezzak ismi hürmetine kardeşlerimizi katından en güzel rızık ile rızıklandırsın; Fettah ismi hürmetine Gazze için bütün kapıları açsın. Gazze’nin yiğit evlatlarına, sabırlı fedakâr ana babalarına katından sarsılmaz bir yardım ve zafer nasip eylesin. Tüm aziz şehitlerin makamını âli kılsın. Siyonizme karşı bizlere, direniş ruhu ve sürekli bir boykot bilinci versin. Müslümanların kalplerini ümmet bilinci etrafında birleştirsin ve bizlere Mescid-i Aksa’nın özgürce ibadete açıldığı günleri görmeyi nasip etsin. Siyonist rejim ne kadar yakıp yıkarsa yıksın; toprağı, izzeti ve Mescid-i Aksa için direnen bir halkı asla teslim alamayacaktır. Gazze’deki son çocuk özgürce gökyüzüne bakana kadar, Mescid-i Aksa’nın üzerindeki işgal gölgesi kalkana kadar ve Batı’nın çifte standartlı düzeni yerine, insan onurunu merkeze alan adil bir dünya kurulana kadar buradayız, ayaktayız ve Filistin halkının yanındayız!”

Açıklamanın ardından İHH gönüllüsü Ahmed Alhussein tarafından yapılan dua ile program sona erdi.

5 TL reklam
Önceki Haber Yaşlı Hizmetlerinde Bilim ve Sağlık Buluştu: Balıkesir’de Ör...
Sonraki Haber Bakan Bolat: Türkiye Dış Ticarete Yüzde 50 Oranında Açık Bir...

İlgili Haberler