ANKARA / TEKHA
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Kızılay’a ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifini ele almak üzere Meclis Başkanvekili Yusuf Beyazıt idaresinde toplandı. Gündem dışı konuşmalar ve milletvekillerine tanınan birer dakikalık söz hakkının ardından grup başkanvekillerinin değerlendirmelerine geçildi. Genel Kurul salonunda partilerin temsilcileri arasında sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik sert tartışmalar yaşandı.
Muhalefet Sözcülerinden Sert Eleştiriler
Yeni Parti Grup Başkanı Bülent Kaya, sermaye piyasalarında yürütülen soruşturmaya değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu, ‘Fon vurgunu’ diye tabir ettiğimiz ve yaklaşık 3 haftadır ülkemizin gündeminde önemli bir yer bulan soygunla ilgili hususlar milletimizin ve Meclisimizin gündeminde olmaya devam ediyor. Bunu ‘fon meselesi, fon krizi ya da foncuk’ diyerek normalleştirmeye çalışanların esas niyetinin maalesef ve maalesef bunu görmezlikten gelmeye çalışmak olduğunu vurguluyorum. Bunun bir fon meselesi ya da fon krizi değil örgütlü bir soygun, örgütlü bir vurgun olduğunu bir kere kabul ederek bu meseleleri hep beraber değerlendirmemiz lazım.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçmiş açıklamalarını hatırlatan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, kürsüden şöyle konuştu:
“Peki madem öyle Sayın Şimşek, elinden tutan mı vardı? Bu manipülasyonların suç olduğunu bilmiyor muydun? Niye mani olmadın? Sen bu lafı ettikten sonra o 131 fona 500 küsur milyar lira para yatırıldı, neredeydin Allah aşkına? Açıkça buradan Gazi Meclisin çatısı altından sesleniyorum: Beceremiyorsan çek git, bilemiyorsan çek git, yapamıyorsan çek git, birileri bileğinden tuttuysa, birileri sana mani olduysa kalk, onları ifşa et ve yine çek git. Sen bu vaziyette, bu ülkenin ne ekonomisini yönetirsin ne de bu ülkeyi ayağa kaldırabilirsin.”
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise araştırma önergelerinin Meclis tarafından kabul edilmesi gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Öyle çuvala sığdırılacak, üstü örtülecek, geçiştirilecek bir şey olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Gerçekten yapısal ve kurumsal bir sorunla karşı karşıyayız. Bu kadar kuruma rağmen kriz ortaya çıkmışsa, böyle bir talan ortaya çıkmışsa gerçekten vahim bir durumla da karşı karşıyayız demektir. O yüzden, bu araştırma önergeleri ciddiye alınmalıdır, birçok parti bu konuda veriyor, ortaklaşılmalıdır, iktidar da bu meseleye sıcak bakmalıdır ki ne yapılması gerektiği konusunda, sağlıklı bir adım atılabilsin fakat böyle bir niyeti iktidarda görmüyoruz.”
Sermaye piyasasında oluşan mali kayba dikkat çeken Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir şunları kaydetti:
“Bu 25 günün sonunda ne SPK ne Maliye Bakanlığı bürokrasisinden, ne Bankacılık Denetleme Kurulu’ndan, ne Borsa İstanbul’dan, ne AKP’nin zenginleşen o evlatlarından, sarayın o yandaşlarından hiçbirinin görevden alındığına, hiçbirinin hakkında doğru dürüst, etkili bir soruşturma yapıldığına tanık olmadık. Hala tehditlerle, kaçamaklarla, erişim engelleriyle, korkutmayla, susturmayla, sindirme çabalarıyla, gazetecileri hapse atma, ev hapsine koyma çabalarıyla bu meselenin üstünün örtülebileceğini zannediyorlar. 20 milyarın üzerinde bir vurgun var, ekonomiye toplam maliyeti 100 milyar doların üzerinde ve 25 gündür gerçekte hiçbir şey yapmamış bir siyasi iktidar var. Çünkü siyasi iktidar, siyasi kadrolarıyla, bürokratik kadrolarıyla ve bu vurgunu vuran o hırsızlarla bu olayın tam ortasındadır, iş birliği içerisindedir.”
İktidar Cephesinden Kararlılık Mesajı
Eleştirilere yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Akbaşoğlu, konunun çözümü için kurumların çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Bizim şu anda birinci önceliğimiz, kamu kaynakları kullanılmadan bu süreci şeffaf, adil, milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş gelir elde etmiş, spekülasyon veya manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlanmış her kim varsa, bunun bedelini mutlaka ama mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyeti sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda, ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, ister iktidardan ister muhalefetten, bunun mutlaka hesabını soracağız ve bunun mutlaka hesabı verilecektir.”
Karşılıklı Söz Düelloları
Sataşma gerekçesiyle yeniden söz alan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir şu sözleri dile getirdi:
“Basit sorular soruyoruz, basit cevaplar lazım. 25 gün geçti üstünden. Bu 217 ayrıcalıklı yatırımcı yani gerçekte hırsız kimdir, niye saklıyorsunuz, bunlar kaç milyar lira kazandılar? Bu milyar liraları yurt dışına, yurt içine nasıl kaçırdılar? Ve bütün bu soruların cevabını bu millet adına soruyoruz. Geçen hafta Özlem Zengin burada oturuyordu, ‘Ben açıklanmasını bekliyorum’ dedi. Siz niye açıklamıyorsunuz, siz ne düşünüyorsunuz? Bunun lekelenmeyle alakası yok.”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Emir’in sözlerine karşılık şu ifadeleri kullandı:
“Çok açık bir şekilde şunu ifade ettim: Biz ister AK Parti’den ister muhalefetten haksızlığa ve hukuksuzluğa bulaşan kim varsa ona hesap soracağız dedik, hesabını soruyoruz dedik. Biz başkalarına benzemeyiz, biz hiçbir hırsızlığın, arsızlığın arkasında durmayız; meydan meydan hırsızın, arsızın, yolsuzun arkasında durmayız dedim çok açık ve seçik. Bundan alındığınıza göre siz demek ki hırsızların, yolsuzların, arsızların ardında durduğunuzu kabul ediyorsunuz. Siz asrın yolsuzluğu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki İmamoğlu suç örgütüyle ilgili itiraflar ortadayken bunlara dair siz olayın neresindesiniz? Karşısında mısınız, merkezinde misiniz? Siz onu açıklayın.”
Genel Kurul’daki gerginliğin artması üzerine tekrar konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez şunları kaydetti:
“Asıl mesele şu: Adalet Bakanı Sayın Gürlek açıklama yaptı, dedi ki, ‘Fon vurguncuları 16 günde tam 401 milyar lirayı götürmüşler.’ Yani cumhuriyet başsavcılığı bu yazıyı SPK’ye yazdıktan sonra birileri yurt dışına kaçırmış, birileri de 400 milyar lirayı, bu milletin hakkını hukukunu cebine indirmiş; sormayalım mı bunların hakkını? Lekelenmeme hakkı mı var bunların? Bu ülkeyi soyanların; bu ülkeyi soğana çevirenlerin; kadınların, erkeklerin, çoluğun çocuğun, emeklinin hakkını cebine boca edenlerin; lüks ve sefahat içerisinde yaşayanların götürdüğü bu 400 milyar lirayı sormayacak mıyız?”
Yeniden kürsüye gelen Murat Emir şu beyanda bulundu:
“Sayın Akbaşoğlu ve AKP siyaseti bizim millet adına sorduğumuz bu basit sorulara cevap vermek yerine saldırmaya ve çamur atmaya çalışıyor ama nafile. Peşinen söyleyelim: demokrasiye darbe yaparak, iftiralar üzerinden, hiçbir somut delil olmaksızın, zimmetlerine geçirilmiş 1 kuruş bulunamamışken belediye başkanlarımızın, kadrolarımızın hapiste tutulmasına karşıyız, tutuklu yargılanmasına karşıyız, kapı gibi arkalarındayız ama siz, eğer o hırsızların, o 400 milyar lirayı götüren 217 hırsızın arkasında değilseniz çıkar, açıklarsınız.”
Yeter Sayı Bulunamayınca Oturum Sona Erdi
Grup önergelerinin görüşülmesine geçildiği sırada, Yeni Parti grubunun SPK süreçlerinin araştırılmasına dair verdiği önerge esnasında Murat Emir yoklama talebinde bulundu. Yapılan ilk yoklamada toplantı yeter sayısı sağlanamadı. Verilen aranın ardından tekrarlanan ikinci yoklamada da gerekli çoğunluğa ulaşılamaması üzerine TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt, oturumu ertesi gün saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.



