Gündem

TEDMEM’den PISA 2025 analizi: Başarı arttı, okullar arasındaki fark dikkat çekti

Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarındaki yükselişi eğitim gündeminde öne çıkarken, Türk Eğitim Derneği Düşünce Kuruluşu TEDMEM tarafından hazırlanan “PISA 2025’e İlk Bakış” raporu, başarı artışının yanı sıra eğitim sistemindeki eşitsizliklere de dikkat çekti. Raporda, Türkiye’nin fen, matematik ve okuma alanlarında puanlarını yükselttiği ancak özellikle okullar arasındaki performans farkının OECD ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.

Dansbase
Pha halk gazeteciliği

ANKARA - BHA

TEDMEM’in değerlendirmesine göre Türkiye, 2022-2025 döneminde PISA kapsamındaki üç temel alanda da performansını istatistiksel olarak anlamlı biçimde artıran tek OECD ülkesi oldu. Türkiye’nin puanı fen alanında 476’dan 494’e, matematikte 453’ten 462’ye, okumada ise 456’dan 472’ye yükseldi.

Raporda, Türkiye’nin uzun dönemli performansında da belirgin bir iyileşme olduğu kaydedildi. 2003-2025 döneminde fen puanı 60, matematik puanı 39, okuma puanı ise 31 puan arttı. Türkiye böylece 2025’te fen ve matematik alanlarında PISA tarihindeki en yüksek puanlarına ulaştı.

Ancak TEDMEM, sonuçların yalnızca ülke sıralamaları ve ortalama puanlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine vurgu yaptı. Raporda, temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrencilerin oranı üç alanda da gerilerken, üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranının arttığı belirtildi.

Okullar arasındaki başarı farkı OECD’nin üzerinde

Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri ise okullar arasındaki performans farklılığı oldu.

TEDMEM’in analizine göre Türkiye’de okullar arası performans farkı fen, matematik ve okuma alanlarının tamamında OECD ortalamasının üzerinde bulunuyor. Okullar arası varyans fende yüzde 50,1, matematikte yüzde 67,5, okumada ise yüzde 41,6 olarak hesaplandı. OECD ortalamalarında bu oranlar sırasıyla yüzde 31,3, yüzde 32,8 ve yüzde 30,1 seviyesinde kaldı.

Özellikle matematikteki yüzde 67,5’lik okul farklılığı dikkat çekerken, TEDMEM bu tablonun öğrencilerin akademik performanslarının devam ettikleri okula göre önemli ölçüde değişebildiğine işaret ettiğini değerlendirdi. Raporda, Türkiye’nin ortalama performansını yükseltmesine karşın okullar arasındaki ayrışmanın devam ettiği belirtildi.

Sosyoekonomik farklar da gündemde

TEDMEM raporunda öğrencilerin sosyoekonomik koşulları ile akademik başarı arasındaki ilişki de incelendi. Türkiye’de öğrencilerin sosyoekonomik durumunun OECD ortalamasına göre daha dezavantajlı olduğu ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 32’sinin uluslararası ölçekte en alt sosyoekonomik dilimde bulunduğu aktarıldı. OECD ortalamasında ise bu oran yüzde 6,3 olarak hesaplandı.

Bununla birlikte raporda, sosyoekonomik dezavantajlara rağmen Türkiye’deki öğrencilerin benzer sosyoekonomik düzeydeki OECD ülkelerindeki akranlarından daha yüksek performans gösterdiği vurgulandı. En alt sosyoekonomik dilimde yer alan öğrencilerin fen puan ortalaması Türkiye’de 466 olurken OECD ortalamasında 414 olarak kaydedildi.

Dijital problem çözmede gelişim alanı

Raporda Türkiye’nin temel akademik becerilerdeki yükselişinin dijital ortamda problem çözme becerilerine aynı ölçüde yansımadığı da belirtildi.

PISA 2025 kapsamında bilgi işlemsel problem çözme alanında Türkiye 473 puan aldı. Bu puan 85 ülkenin 464 puanlık ortalamasının üzerinde olsa da 38 OECD ülkesinin 500 puanlık ortalamasının altında kaldı. Türkiye bu alanda 85 ülke arasında 42’nci, OECD ülkeleri arasında ise 32’nci sırada yer aldı.

TEDMEM, PISA sonuçlarının Türkiye’nin eğitim sistemine ilişkin önemli veriler sunduğunu ancak tek başına eğitim sisteminin tamamını değerlendirmek için yeterli olmadığını da belirtti. Raporda, PISA’nın yalnızca 15 yaş grubundaki öğrencileri kapsadığı, bu nedenle sonuçların farklı yaş gruplarını ve eğitim kademelerini değerlendiren ulusal çalışmalarla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.

TEDMEM’in PISA 2025 değerlendirmesi, Türkiye’nin uluslararası başarı göstergelerinde önemli bir yükseliş yakaladığını ortaya koyarken, okullar arasındaki performans farkı, sosyoekonomik eşitsizlikler ve dijital problem çözme becerileri gibi alanların eğitim politikalarında öncelikli başlıklar arasında tutulması gerektiğine işaret ediyor.

5 TL reklam
Önceki Haber Başkan Er: “Malatya savunma sanayi üssü olacak”...
Sonraki Haber Bakan Uraloğlu: Hava Yolunda 8 Ayda 167 Milyon Yolcu Taşındı...

İlgili Haberler