Gündem

Tiroid Nodüllerinde Girişimsel Radyoloji İle Ameliyatsız Tedavi İmkanı

İSTANBUL / TEKHA Tiroid nodüllerinin toplum genelinde oldukça yaygın görüldüğüne dikkat çeken Radyoloji Uzmanı Emre Rohat Avcı ile Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Gökçınar, her nodül için cerrahi müdahalenin şart olmadığını bildirdi. Uzmanlar, girişimsel radyolojik teknikler sayesinde uygun hasta grubunda ameliyata gerek duyulmadan başarılı sonuçlar alındığını ifade etti. Gerçekleştirilen […]

Dansbase

İSTANBUL / TEKHA

Tiroid nodüllerinin toplum genelinde oldukça yaygın görüldüğüne dikkat çeken Radyoloji Uzmanı Emre Rohat Avcı ile Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Gökçınar, her nodül için cerrahi müdahalenin şart olmadığını bildirdi. Uzmanlar, girişimsel radyolojik teknikler sayesinde uygun hasta grubunda ameliyata gerek duyulmadan başarılı sonuçlar alındığını ifade etti.

Gerçekleştirilen taramalarda yetişkinlerin büyük bir kesiminde ultrasonografi vasıtasıyla tiroid nodülü saptandığına işaret eden uzmanlar, bu kitlelerin önemli bir kısmının iyi huylu çıktığını vurguladı.

Tiroid Nodülü Ve Belirtileri

Boyun bölgesinin ön alanında yer alan tiroid bezi, vücut metabolizmasını düzenleyen hormonların salgılanmasında hayati rol üstleniyor. Tiroid nodülleri ise bu doku içerisinde oluşan katı veya sıvı merkezli lezyonlar şeklinde tanımlanıyor.

Söz konusu nodüller çoğunlukla bir belirti vermeden farklı sebeplerle yapılan ultrason incelemelerinde tesadüfen tespit ediliyor. Kimi nodüller ise boyunda şişkinlik, yutkunma güçlüğü, solunum darlığı, ses tonunda değişim ya da estetik rahatsızlıklara yol açıyor. Hormon salgılayan nodül türlerinde ise çarpıntı, hızlı kilo kaybı ve terleme gibi hipertiroidi bulguları gözlemleniyor.

Girişimsel Radyolojinin Sağladığı İmkânlar

Girişimsel radyoloji; ultrason, bilgisayarlı tomografi veya anjiyografi gibi gelişmiş görüntüleme sistemleri yardımıyla, geniş cerrahi kesiler açılmadan uygulanan minimal invaziv tanı ve tedavi süreçlerini kapsıyor.

Bölgesel anestezi altında yapılan bu işlemlerin ardından hastalar aynı gün içinde taburcu edilerek günlük rutinlerine hızla dönebiliyor.

Nodül Tedavisinde Öne Çıkan Yöntemler

Girişimsel prosedürlerde ilk sırada İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) yer alıyor. Kitle yapısının iyi veya kötü huylu olup olmadığını belirlemek adına ultrason rehberliğinde ince bir iğne vasıtasıyla hücre örneği toplanıyor. Ağrısız ve kısa süren işlem sonrasında hastalar hemen sosyal yaşamlarına devam ediyor.

Kistik, yani sıvı ağırlıklı iyi huylu nodüllerde ise Etanol (Alkol) Ablasyonu tercih ediliyor. Ultrason eşliğinde nodülün içindeki kistik sıvı boşaltıldıktan sonra alana kontrollü etil alkol veriliyor. Alkol etkisiyle nodül çeperindeki hücreler tahrip edilerek yeniden sıvı birikimi engelleniyor ve hasta ameliyatsız sağlığına kavuşuyor.

Katı Yapıdaki Nodüllere Termal Ablasyon Uygulaması

Biyopsi sonucu temiz çıkan katı nodüllerde son yıllarda termal ablasyon teknolojileri ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda Radyofrekans Ablasyonu (RFA), Mikrodalga Ablasyonu (MWA) ve Lazer Ablasyonu metotları kullanılıyor.

Söz konusu uygulamalarda ultrason eşliğinde kitle içine ince bir elektrot yerleştiriliyor. Oluşturulan ısı enerjisiyle nodül dokusunun küçültülmesi sağlanıyor. İşlemi takip eden aylarda nodül hacmi belirgin oranda küçülürken, hastanın yaşadığı baskı hissi ve estetik şikayetler ortadan kalkıyor.

Cerrahi İzi Ve Genel Anestezi Riskini Ortadan Kaldırıyor

Yöntemin hastalara sunduğu konfora değinen uzmanlar, genel anestezi gerektirmeyen bu işlemler sayesinde boyun bölgesinde ne bir cerrahi kesi ne de yara izi kaldığını belirtti.

Sağlıklı tiroid dokusunun korunması en büyük avantajlar arasında gösteriliyor. Kısa yatış süreleri sayesinde hastaların aynı gün taburcu olabildiği, komplikasyon oranının ameliyata göre son derece düşük seyrettiği ve tedavi sonrası ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacının genellikle doğmadığı vurgulanıyor.

Kişiye Özel Tedavi Planlaması Şart

Girişimsel radyolojik yöntemlerin her hasta ve nodül tipi için uygun olmayabileceğini belirten Radyoloji Uzmanı Emre Rohat Avcı ile Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Gökçınar; karar aşamasında nodülün boyutu, yapısı, biyopsi verileri, hormonal aktivitesi ve hastanın semptomlarının bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini bildirdi.

Kanser şüphesi taşıyan vakalarda cerrahinin halen temel seçenek olduğunu aktaran uzmanlar; endokrinoloji, genel cerrahi, nükleer tıp ve girişimsel radyoloji birimlerinin multidisipliner değerlendirmesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

“Ameliyata Güvenli Ve Etkili Bir Alternatif”

Girişimsel radyolojinin tiroid hastalıklarının tanı ve tedavisindeki rolünün giderek güçlendiğini ifade eden uzmanlar, özellikle büyüyerek baskı yapan veya estetik rahatsızlık oluşturan iyi huylu nodüllerde bu tekniklerin ameliyata alternatif güvenli çözümler sunduğunu kaydetti.

Minimal invaziv yaklaşımlarla yüksek başarı oranları elde edildiğini ve yaşam kalitesinin arttığını belirten uzmanlar, boynunda nodül tespit edilen bireylerin endişeye kapılmadan konunun uzmanlarına başvurarak kendilerine en uygun tedavi seçeneğini değerlendirmelerini tavsiye etti.

5 TL reklam
Önceki Haber Beşiktaş Avrupa'da tur için Hradec Kralove deplasmanında...
Sonraki Haber Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Vefat Eden Eski Milletvekili Azize...

İlgili Haberler