Van Boykot Ekibi, Gazze’de devam eden saldırılar ve ateşkes sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, sahadaki saldırıların sürdüğü belirtilerek, “ateşkes” olarak nitelendirilen sürecin kamuoyunda yanılsama oluşturduğu savunuldu.
Açıklamada, Gazze’de sivillerin, sağlık çalışanlarının ve gazetecilerin hedef alınmaya devam ettiği öne sürülerek, ateşkes sürecinde binlerce ihlal gerçekleştirildiği iddia edildi. Han Yunus ve Refah başta olmak üzere çeşitli bölgelerde saldırıların sürdüğü, insani yardım ve tıbbi malzemelerin Gazze’ye girişinde ciddi sorunlar yaşandığı ifade edildi.
Gazze’deki can kayıplarına da dikkat çekilen açıklamada, resmi kayıtlara yansıyan bilanço üzerinden saldırıların boyutuna vurgu yapıldı. Açıklamada, “Bu rakamlar yalnızca birer istatistik değil; yıkılan yuvalar, yarım kalan hayatlar ve soykırıma uğrayan bir halkın çığlığıdır” ifadelerine yer verildi.
“Ateşkes ihlalleri sürüyor”
Van Boykot Ekibi, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girdiği belirtilen ateşkes sonrasında da Gazze’de saldırıların sürdüğünü savunarak, İsrail ordusunun 4 binin üzerinde ateşkes ihlali gerçekleştirdiğini ileri sürdü.
Açıklamada, farklı tarihlerde Gazze ve Batı Şeria’da yaşandığı belirtilen saldırılardan örnekler verilerek, “Ey insanlar, size yalan söylediler” ifadeleriyle ateşkes sürecinin sahadaki karşılığının sorgulanması gerektiği belirtildi.
Son dönemde yaşanan bölgesel gelişmelere de değinilen açıklamada, İsrail’in Suriye’deki saldırıları ve Türkiye’ye yönelik açıklamaların bölgede gerilimi artırdığı savunuldu. Türkiye’nin İsrail’e yönelik mevcut politikalarının yeterli olmadığı görüşü dile getirilerek, daha kapsamlı diplomatik ve hukuki adımlar atılması çağrısında bulunuldu.
“Sadece kınamalar yeterli değil”
Açıklamanın devamında İslam ülkelerinin yöneticilerine çağrıda bulunan Van Boykot Ekibi, yalnızca kınama mesajlarının yeterli olmadığını savundu.
Açıklamada, “Silahların susmadığı, hava saldırılarının durmadığı ve ablukanın esnetilmediği hiçbir masayı veya diplomatik makyajı kabul etmiyoruz” denildi.
Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılması, insani yardım, tıbbi malzeme ve yakıt girişlerinin sağlanması gerektiği belirtilen açıklamada, İslam ülkelerinin daha somut adımlar atması istendi.
“Bilinç seferberliği başlatılmalı”
Filistin meselesinin yalnızca insani yardım ve dönemsel protestolarla sınırlı tutulmaması gerektiği savunulan açıklamada, eğitim ve toplumsal bilinç çalışmalarına da dikkat çekildi.
Kudüs ve Filistin meselesinin okullarda, akademide, medyada ve toplumsal alanda daha kapsamlı şekilde ele alınması gerektiği belirtilerek, “Bir dava, duygu ile başlar; fakat bilgiyle kök salar, ahlakla istikamet bulur, eğitimle süreklilik kazanır” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın sonunda Gazze’de saldırılar tamamen sona erene, adil ve kalıcı bir barış sağlanana ve Filistin halkının yaşam hakkı güvence altına alınana kadar mücadeleye devam edileceği bildirildi.
Van Boykot Ekibi açıklamasını, “Gazze bir aynadır, Kudüs bir imtihandır, Filistin bir medeniyet ölçüsüdür” ifadeleriyle tamamladı.




