Hüseyin ZORKUN

GENÇ VE BAŞARILI BİR GAZETECİ-YAZAR: YALÇIN SEVİM

Türkiye’nin en iyileri yarışmasında ben haber dalında, “Türkiye’nin En İyi Habercisi” ödülüne layık görülmüştüm. Yalçın kardeşim ise genç bir yazar olarak Türkiye’nin başarılı yazarları arasında yer almıştı.

Dansbase
Pha halk gazeteciliği

GENÇLİĞİMİN İZLERİNİ YALÇIN SEVİM’DE GÖRÜYORUM...


Hüseyin ZORKUN yazıyor...

Bazı insanlarla tanışırsınız; kısa bir sohbet bile size yıllar öncesini hatırlatır. Bazı gençlerde ise yalnızca bugünü değil, kendi gençliğinizdeki heyecanı, mücadeleyi, üretme arzusunu ve geleceğe dair umutlarınızı görürsünüz.

Ben, genç gazeteci ve yazar Yalçın Sevim kardeşimde tam da bunu görüyorum.

Yalçın Sevim ile geçtiğimiz yıl Trabzon’da, Avrasya Basın Yayın Birliği tarafından düzenlenen özel bir ödül töreninde tanıştık. Benim de Hatay İl Başkanı olarak görev yaptığım Avrasya Basın Yayın Birliği'nin Genel Başkanı Mustafa Durmuş ve ekibi tarafından organize edilen törende, Türkiye'nin farklı alanlardaki başarılı gazetecileri, yazarları, televizyoncuları ve medya mensupları seçkin bir jüri tarafından değerlendirilmiş ve ödüllendirilmişti.

Ben de haber dalında, “Türkiye’nin En İyi Habercisi” ödülüne layık görülmüştüm. Yalçın kardeşim ise genç bir yazar olarak Türkiye’nin başarılı yazarları arasında yer almıştı.

Trabzon’daki o buluşmada Yalçın’ın eşi Eda Hanım’la da tanışma fırsatımız oldu. O dönem evliliklerinin henüz ilk aylarıydı. İki genç, pırıl pırıl, samimi ve güzel insanla tanışmış olmak benim için gerçekten güzel bir anı oldu.

Yalçın yalnızca gazeteci ve yazar değil; sosyal yönü güçlü, eğitim alanında da çalışmalar yapan, girişimci ve üretken bir genç. Eda Hanım da öğretmen. İkisini birlikte tanıdığım ilk andan itibaren, hayata ve insanlara karşı samimi duruşları dikkatimi çekti.

Ben böylesine genç yaşta kendisini geliştirmeye çalışan, ülkesine, milletine ve insanına faydalı işler üretmek için çaba gösteren insanları gerçekten önemsiyorum.

Çünkü Yalçın’a baktığımda biraz da kendi gençliğimi görüyorum.

Ben de lise yıllarında, henüz genç yaşta gazeteciliğe ve medyaya ilgi duymaya başlamıştım. Spor hayatımın önemli bir parçasıydı. Edebiyatla ilgileniyor, şiirler yazıyor, resim yapıyor, tiyatroyla ilgileniyordum. Okul yıllarında duvar gazeteleri hazırlıyordum.

Daha lise ikinci sınıftayken “Gençliğin Sesi” sloganıyla Kardelen Dergisi’ni kurdum. O dönemin şartlarında bu dergiyi Türkiye genelinde dağıtmayı başardım. Genç yaşta başlattığım bu çalışma kısa sürede dikkat çekti ve benim gazetecilik serüvenimin temel taşlarından biri oldu.

Lise yıllarından sonra Kardelen’i geliştirdim ve yayın hayatına Kardelen Gazetesi olarak devam ettirdim.

Yıllar içerisinde yerel gazetelerde muhabirlik ve köşe yazarlığı yaptım. Ardından kendi gazetelerimi, Antakya Haber ve Haberci gazetelerini kurdum.

Dijital yayıncılığın henüz yeni yeni geliştiği dönemlerde Hatay’ın ilk internet haber sitelerinden birini hayata geçirdim. Bunun yanında radyoculuk ve televizyonculuk yaptım; haber müdürlüğü, genel müdürlük görevlerinde bulundum, çeşitli programlar hazırlayıp sundum.

Gazetecilik hayatım boyunca farklı dönemlerde Türkiye’nin önemli haber ajanslarında, gazetelerinde ve televizyon kanallarında temsilcilik ve muhabirlik görevleri üstlendim.

Bugün geldiğimiz noktada ise ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren çeşitli basın meslek kuruluşlarında görevler üstleniyor, il başkanlığı ve temsilcilik görevleri yürütüyorum.

Bütün bunları kendimi anlatmak için değil, Yalçın Sevim’i neden bu kadar önemsediğimi anlatabilmek için söylüyorum.

Çünkü onu bir yılı aşkın süredir yakından takip ediyorum.

Kendi adına kurduğu yayın organları, yaptığı çalışmalar, kaleme aldığı yazılar ve yayımladığı kitaplar dikkatimi çekiyor. Daha da önemlisi, genç yaşına rağmen yalnızca üretmekle yetinmeyen, kendi medya alanını oluşturmaya çalışan bir girişimci olarak ilerliyor.

Yalçın’ın bende bıraktığı en önemli izlenim ise karakteri.

Beyefendi, saygılı, ölçülü ve bulunduğu yere yakışan bir duruşu var. Kalemi güçlü. Fikirleri var. Girişimci. Çalışkan. En önemlisi de gazetecilik ve yazarlığı yalnızca bir meslek olarak değil, bir sorumluluk olarak gördüğünü düşünüyorum.

Bu nedenle kendisine duyduğum güveni yalnızca sözle bırakmak istemedik.

Kendisini Press Haber Ajansı ve Haberci Gazetesi’nin Ankara Sincan İlçe Temsilciliği görevine davet ettik ve yayın ailemize kattık.

Yalçın Sevim artık yayın organlarımızın yazar kadrosunda da yer alıyor. Haber sitelerimizde köşe yazıları kaleme alıyor. Aynı zamanda editoryal çalışmalarımıza da katkı sunmaya başladı.

Bununla da yetinmedik.

Kendisine duyduğumuz güvenin bir göstergesi olarak Press Haber Ajansı’nın Ankara İl Temsilciliği görevini de verdik.

Bu görevi başarıyla yürüteceğine inanıyorum.

Çünkü bazı görevler yalnızca bir unvan değildir. O görevin arkasında güven, sorumluluk ve temsil kabiliyeti vardır. Yalçın Sevim’in bu sorumluluğu taşıyabilecek karaktere ve çalışma azmine sahip olduğuna inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde de birlikte yapacağımız daha çok iş olduğuna inanıyorum.

Yeni yıldan sonra hayata geçirmeyi planladığımız, şu aşamada ismini ve detaylarını açıklamadığımız uluslararası nitelikte bir basın, yayın, medya ve gazetecilik yapılanması üzerinde çalışmalarımız sürüyor.

Şimdilik ayrıntıya girmeyeceğim.

Ancak şunu söyleyebilirim:

Yalçın Sevim’in bu oluşumun kurucu kadrosunda ve yönetim yapılanmasında yer almasını istiyorum.

Çünkü kendisine bu derece güveniyorum.

Genç insanların önünü açmak, onların enerjisinden, fikirlerinden ve üretim gücünden yararlanmak gerektiğine inanıyorum. Özellikle gazetecilik ve medya gibi sürekli yenilenmek zorunda olan bir alanda genç, dinamik ve nitelikli isimlerin sorumluluk alması büyük önem taşıyor.

Yalçın Sevim de benim gözümde böyle bir isim.

Bugün bu yazıyı herhangi bir zorunluluk nedeniyle yazmadım.

İçimden geldi.

Çünkü bazen bir insanın emeğini, karakterini ve mücadelesini takdir etmek için özel bir gün beklemeye gerek yoktur.

Bazen sadece gördüğünüz güzelliği, duyduğunuz güveni ve taşıdığınız umudu ifade etmek istersiniz.

Ben de bugün bunu yapmak istedim.

Sevgili Yalçın kardeşim;

Gazetecilik yolculuğunda daha yolun başındasın. Önünde uzun, zorlu ama bir o kadar da güzel bir yol var.

Ben sende kendi gençliğimin heyecanını, üretme arzusunu ve “daha yapılacak çok iş var” duygusunu görüyorum.

Dilerim kaleminin gücü, fikrinin özgürlüğü ve insanlara faydalı olma isteğin hiç eksilmez.

Başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.

Yakın zamanda Ankara’da da bir araya geleceğiz. Oturup yine uzun uzun sohbet edeceğiz; gazeteciliği, medyayı, yeni projeleri ve geleceği konuşacağız.

Belki de yıllar sonra bugünleri hatırlayıp, “İyi ki o günlerde başlamışız” diyeceğiz.

Yolun açık olsun kardeşim.

Yalçın Sevim gibi genç ve üretken gazetecilerin varlığı, Türk basınının geleceği açısından umut veriyor.

Ve ben, kendi gençliğimden aldığım gazetecilik bayrağını yeni neslin çalışkan, üretken ve inançlı gençlerine gönül rahatlığıyla teslim edebilmenin heyecanını taşıyorum.

5 TL reklam
Önceki Haber Türkiye’nin yurt dışına sattığı ürünlerde fiyat artışı hızla...
Sonraki Haber Kişisel Veri Soruşturmasında 15,6 Milyar Liralık Vurgun Açığ...

İlgili Haberler