Gündem

Hoca Ahmet Yesevi Türk Devlet Geleneğinin Medeniyet Köklerini Besledi

ESKİŞEHİR / TEKHA Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkolog Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Hoca Ahmet Yesevi’nin Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan düşünce ve irfan mirasının Türk devlet geleneği, toplumsal yapı ve medeniyet anlayışı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, Yesevi geleneğinin yalnızca dinî ve tasavvufi bir miras olarak değil, Türk dünyasının ortak hafızasını ve devlet tasavvurunu besleyen bir medeniyet birikimi […]

Dansbase
Pha halk gazeteciliği

ESKİŞEHİR / TEKHA

Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkolog Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Hoca Ahmet Yesevi’nin Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan düşünce ve irfan mirasının Türk devlet geleneği, toplumsal yapı ve medeniyet anlayışı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, Yesevi geleneğinin yalnızca dinî ve tasavvufi bir miras olarak değil, Türk dünyasının ortak hafızasını ve devlet tasavvurunu besleyen bir medeniyet birikimi olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

“Büyük Devletler Önce Ortak Bir Ahlak Zemininde İnşa Edilir”

Devlet kavramının yalnızca sınırlar, ordular, kanunlar ve vergi sistemleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Bayraktar, köklü devletlerin ortak bir ahlak ve düşünce zemini üzerinde yükseldiğini kaydetti.

Türk devlet geleneğinin temelindeki anlayışın Orta Asya ve Türkistan’da şekillenerek Anadolu ve Balkanlar’a ulaştığını belirten Bayraktar, bu tarihî süreçte “Pîr-i Türkistan” Hoca Ahmet Yesevi’nin önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı.

Yesi’deki Dergâhı “İnsan Mektebi” Olarak Değerlendirdi

Bayraktar, Ahmet Yesevi’nin yalnızca dünyadan elini eteğini çekmiş bir mutasavvıf olarak değerlendirilmesinin eksik olacağını belirterek, Yesi’deki dergâhını bir “insan mektebi” ve “devlet ve toplum akademisi” olarak nitelendirdi.

Yesevi’nin Divan-ı Hikmet aracılığıyla Türkçe seslenerek Türk boylarına ortak bir ülkü ve toplumsal ahlak sunduğunu ifade eden Bayraktar, Yesevi ocağında yetişen dervişlerin de Anadolu’nun toplumsal ve kültürel yapılanmasında etkili olduğunu kaydetti.

Yesevi Ocağından Anadolu’ya Uzanan Alperen Geleneği

Yesevi dergâhında yetişen dervişleri “Alperenler” olarak tanımlayan Bayraktar, Horasan Erenleri olarak da anılan bu isimlerin Anadolu’ya uzanan tarihî süreçte yalnızca dinî değil, toplumsal bir rol de üstlendiklerini belirtti.

Bayraktar, Yesevi geleneğindeki “çerağ” anlatısından hareketle dervişlerin Anadolu’da zaviyeler kurduğunu; yolculara, tüccarlara ve bölge halkına güvenli alanlar oluşturduğunu ifade ederek, bu yapıların zaman içerisinde yerleşimlerin gelişmesine katkı sağladığını dile getirdi.

Ahilik İle Yesevi Ahlakı Arasında Bağ Kurdu

Ahilik teşkilatını Yesevi geleneğinin toplumsal alandaki yansımalarından biri olarak değerlendiren Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Ahi Evran gibi şahsiyetler üzerinden şekillenen yapının üretim, ticaret, helal kazanç ve toplumsal dayanışmayı belirli kurallarla buluşturduğunu ifade etti.

Bayraktar, Ahilik sisteminde üretim kalitesinden yoksulların gözetilmesine ve gerektiğinde vatan savunmasına kadar uzanan bir toplumsal sorumluluk anlayışının bulunduğunu belirtti.

Yesevi’den Şeyh Edebali’ye Uzanan Devlet Tasavvuru

Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde Şeyh Edebali’nin rolüne de değinen Bayraktar, Edebali’ye atfedilen “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı ile Yesevi’nin hikmetleri arasında düşünsel bir süreklilik bulunduğunu değerlendirdi.

Bayraktar, Yesevi irfanının devlet ile adaleti, toplum ile dayanışmayı, insan ile ahlak ve sorumluluğu buluşturan bir medeniyet anlayışı oluşturduğunu ifade etti.

“Türk Dünyasının Ortak Hafızasını Besleyen Bir Medeniyet Yoludur”

Yesevi mirasının yalnızca tasavvufi yönüyle ele alınmaması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, “Bu irfan aynı zamanda Türk milletinin devlet, toplum ve insan anlayışını birbirine bağlayan güçlü bir medeniyet kodudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Yesevi’nin açtığı yolu Türk dünyasının ortak hafızasını, kültürel bütünlüğünü ve devlet tasavvurunu besleyen asırlık bir medeniyet yolu olarak nitelendiren Bayraktar, Türk devlet geleneğinin askerî gücün yanı sıra adalet, merhamet ve toplumsal dayanışma gibi değerlerle de şekillendiğini belirtti.

Bayraktar, Yesevi ocağının irfanının ve tarihî köklerin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkati çekerek, “Çünkü kökünü unutan ağaç, ilk fırtınada devrilmeye mahkûmdur.” ifadelerini kullandı.

 

5 TL reklam
Önceki Haber İran’dan ABD’ye Hürmüz Boğazı İçin Yedi Günlük Teklif...

İlgili Haberler