ANKARA / TEKHA
TBMM Dışişleri Komisyonu, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasına dair kanun teklifini ele almak üzere bir araya geldi.
Bölgesel Güvenlik Ve Caydırıcılık Vurgusu
AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan komisyonda, küresel dengelerin değiştiği ve çatışma alanlarının arttığı bir dönemden geçildiği ifade edildi. Oktay, toplantının açılışında yaptığı konuşmada şu değerlendirmelerde bulundu:
“Tüm bunlara ilaveten, İran ve Hürmüz Boğazı ve çevresinde yoğunlaşan gerilimler, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barış ve istikrarı da açıkça tehdit etmektedir. Çatışmaların genişlemesi ve enerji altyapılarını hedef alması, enerji başta olmak üzere küresel tedarik zincirlerini sarsmakta ve dünya genelinde üretim maliyetlerini doğrudan artırmaktadır. İsrail’de bugün gerçekleştirilmekte olan ve ABD’de 3 Kasım’da yapılacak seçimler sonrasında durumun daha da kötüye gidebileceği dile getirilmektedir”
Orta Doğu ve Yemen hattındaki istikrarsızlıklara dikkat çeken Oktay, Mekke Anlaşması’nın bölge sorunlarına içeriden çözümler üretmek amacıyla atıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün komisyonumuzda görüşeceğimiz, ‘Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’, bu bölgesel sahiplenme irademizin ve coğrafyamızda caydırıcılığı artırarak barışı tahkim etme kararlılığımızın somut ve son derece önemli bir adımını oluşturmaktadır. Yıllardır Orta Doğu ve çevre coğrafyalar, dışarıdan dayatılan müdahalelerin, ithal güvenlik formüllerinin ve vekalet savaşlarının bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Bu gidişata ‘dur’ denilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilebilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, ‘Uygun Bulma Kanun Teklifinin Genel Gerekçesinde’ de vurgulandığı üzere, Mekke Anlaşması ile ‘stratejik diyaloğu, karşılıklı güveni ve birlikte çalışma kültürünü büyüterek, Orta Doğu’da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesi’ kayda değer bir gelişmedir. Dün Tahran’da yapılan görüşmeler bu anlamda kıymetlidir”
Anlaşmanın üçüncü ülkelere yönelik bir tehdit barındırmadığını vurgulayan Oktay, ittifakın sacayaklarını şu sözlerle aktardı:
“Tam aksine ülkemiz caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır. Bu bağlamda, Mekke Anlaşmasının dışlayıcı bir güvenlik mimarisi önermemesi ve bölgesel barış ve istikrar vizyonunu paylaşan diğer aktörlerin katılımına imkan tanıması bağlamında kıymetlidir. Öte yandan anlaşmanın genişleme sürecinin, kontrolsüz bir mekanizmaya izin vermemesi de önemlidir. İttifakın büyümesi ve yeni üyelerin kabulü çekirdek tarafların ve dolayısıyla ülkemizin onayına, rızasına ve stratejik filtresine tabi olması doğal olarak büyük ehemmiyet taşımaktadır. Bu ittifak mimarisinin üç ana sacayağı üzerinde yükseldiği ifade edilebilir; müşterek savunma, terörizmle kararlı mücadele ve savunma sanayiinde yerli imkanların geliştirilmesi. Bu başlıkların her biri hem ülkemiz hem de coğrafyamızın geleceği için hayati ehemmiyete haizdir”
Hedef Alınan Herhangi Bir Ülke Bulunmuyor
Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü de toplantıda milletvekillerine ayrıntılı bilgi verdi. Anlaşmanın köklü ilişkilerin uzantısı olduğunu kaydeden Gümrükçü, şu açıklamaları yaptı:
“Bölgemizdeki sorunların daha da çetrefilli bir hale geldiği günümüzde anlaşmanın tarafı 3 ülke, bu sorunlara dışarıdan çözüm bulunmasını beklemek yerine sorumluluk üstlenerek, iş birliği ve kolektif savunma anlayışına dayalı bir bölgesel güvenlik mimarisinin ilk adımını atmış ve bu yönde oluşturulacak kurumsal yapının hukuki zeminini ortaya koymuştur. Nitekim, Mekke Anlaşması’yla zemini oluşturulan bu yapının, sadece taraf 3 ülkenin değil, tüm bölgenin güvenliğine katkı yapması; karşılıklı güven temelinde diyalog ve iş birliğini güçlendirerek, bölgede kalıcı ve öngörülebilir istikrar ortamı yaratması; esasen büyük bir potansiyele sahip olmakla birlikte 10 yıllardır devam eden çeşitli kriz ve ihtilaflar nedeniyle bu potansiyelini hayata geçirememiş bulunan bölgemizde, bizzat bölge ülkelerinin kendi sorumluluğu ve sahipliğinde bir barış, istikrar ve refah vizyonu ortaya koyması hedeflenmektedir. Tamamen savunma odaklı olan Mekke Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır. Bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması hedefini gözeten ve devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı, meşru müdafaa hariç güç kullanmama ve içişlerine müdahale etmeme ilkeleri başta olmak üzere, uluslararası hukuka saygı gösteren tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır”
Anlaşmanın operasyonel boyutuna da değinen Gümrükçü,
“Anlaşma operasyonel düzeyde ise; kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini, uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulmasını, silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğinin, karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlarla artırılmasını, savunma sanayinde, ortak üretim ve teknolojik paylaşımı dahil işbirliğinin desteklenmesini, terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesini ve tarafların birbirlerine anlaşma hükümlerinin uygulanması kapsamında lojistik destek sağlamalarını öngörmektedir”
Komisyonda Öneri Reddi
Toplantının devamında Yeni Parti’nin anlaşmanın Milli Savunma Komisyonu’nda görüşülmesi ve alt komisyon kurulmasına yönelik önerisi ele alındı. Söz konusu öneri, AK Parti ile MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Komisyon çalışmaları milletvekillerinin görüşleriyle sürdü.



