Fərid Mustafayev: Azerbaycan-Türkiye iş birliği, Türk dünyasının yeni ekonomik güç merkezinin temelini oluşturabilir.
Fira Celilova - Press Haber Ajansı Bakü / Azerbaycan Temsilcisi /
Azerbaycanlı iş insanı ve F-Holding MMC’nin kurucusu Fərid Mustafayev, Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin stratejik önemini, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin perspektiflerini ve Türk dünyasının önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak yeni ekonomik fırsatlarını değerlendirdi.
Azerbaycan ve Türkiye ilişkileri bugün yalnızca iki kardeş ülke arasındaki siyasi ve diplomatik ilişkilerle sınırlı değil. İlişkiler; ekonomi, ticaret, yatırım, sanayi, savunma, lojistik, ulaşım, teknoloji ve diğer stratejik alanları kapsayan çok boyutlu bir ortaklığa dönüşmüş durumda.
F-Holding MMC’nin kurucusu ve iş insanı Fərid Mustafayev, Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki döneminin, ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi ve iş dünyası arasındaki ilişkilerin yeni bir seviyeye taşınmasıyla şekillenebileceğini ifade etti.
“Azerbaycan-Türkiye ilişkileri hem Azerbaycan hem Türkiye hem de genel olarak bölge açısından stratejik önem taşıyor. Bu ilişkiler ekonomik, siyasi, askeri ve jeopolitik açıdan büyük önem taşıyor. Özellikle 44 günlük Vatan Savaşı gösterdi ki Azerbaycan ile Türkiye arasında oluşan stratejik ortaklık ve kardeşlik ilişkileri, bölgede yaşanan önemli süreçleri ciddi şekilde etkileme gücüne sahip.”
Fərid Mustafayev, Azerbaycan ve Türkiye arasında oluşan iş birliği modelinin gelecekte diğer Türk devletleriyle ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından da örnek teşkil edebileceğini belirtti.
“Bugün bir düşünün; Azerbaycan ve Türkiye arasında mevcut olan iş birliği modeli tüm Türk devletleri arasında daha geniş şekilde oluşturuluyor. Türk dünyasının ekonomik, siyasi, askeri ve jeopolitik çıkarlarının daha sıkı şekilde uyumlaştırılması, büyük bir güç merkezinin ortaya çıkmasına neden olabilir.”
Mustafayev’e göre burada temel mesele yalnızca siyasi dayanışma değil, ekonomik ilişkilerin gerçek ticari projelere dönüştürülmesi.
“Türk devletleri arasında karşılıklı yatırımlar, ortak girişimler, üretim projeleri, lojistik zincirleri ve üçüncü ülke pazarlarına birlikte girme imkanları artırılmalı. Biz iş insanları olarak bu sürecin yalnızca gözlemcisi değil, aynı zamanda aktif katılımcısı olmalıyız.”
Fərid Mustafayev, Türkiye’yi Türk dünyasının en önemli ekonomik ve jeopolitik merkezlerinden biri olarak değerlendiriyor.
“Kardeş Türkiye, Azerbaycan için çok önemli bir ülkedir. Türkiye, Türk dünyasının en güçlü devletlerinden biridir. Jeopolitik konumu, ekonomik potansiyeli, sanayi imkanları, askeri gücü ve uluslararası pazarlara erişimi, Türkiye’yi hem bölge hem de Türk dünyası açısından önemli bir güç merkezine dönüştürüyor.”
Mustafayev, Azerbaycan ve Türkiye’nin ekonomik potansiyellerinin birleştirilmesinin her iki ülkenin uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendirebileceğini ifade etti.
“Azerbaycan’ın enerji, lojistik, tarım ve transit imkanları; Türkiye’nin ise büyük iç pazarı, üretim gücü, sanayi altyapısı ve Avrupa ile geniş ekonomik ilişkileri bulunuyor. Bu imkanlar bir araya getirildiğinde çok büyük bir ekonomik potansiyel ortaya çıkıyor.”
Fərid Mustafayev’e göre Azerbaycan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde yeni dönem, karşılıklı yatırımların ve ortak iş projelerinin artırılması üzerine kurulmalı.
“Artık yalnızca ürün alıp satmaktan söz etmemeliyiz. Azerbaycanlı ve Türk şirketler birlikte üretim yapmalı, birlikte yatırım yapmalı ve birlikte üçüncü ülke pazarlarına açılmalı. Ben büyük potansiyeli tam olarak burada görüyorum.”
Mustafayev, Azerbaycanlı iş insanlarının Türkiye pazarında, Türk iş insanlarının ise Azerbaycan pazarında daha aktif olmasının iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri yeni bir seviyeye taşıyabileceğini söyledi.
“Türkiye, Azerbaycan şirketleri için yalnızca kardeş ülke değil, aynı zamanda büyük ve gelecek vadeden bir ekonomik pazardır. Azerbaycan ise Türk şirketlerine Güney Kafkasya ve Orta Asya pazarlarına erişim açısından önemli fırsatlar sunuyor.”
Azerbaycan’ın coğrafi konumu da iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin önemini artıran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Fərid Mustafayev, Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan ulaşım ve lojistik projelerinin Azerbaycan’ın gelecekteki ekonomik kalkınmasında önemli rol oynayacağını belirtti.
“Azerbaycan’ın en büyük avantajlarından biri coğrafi konumudur. Azerbaycan Doğu ile Batı arasında yer alıyor. Türkiye ise bizi Avrupa pazarlarına bağlayan temel ekonomik ve lojistik ortaklarımızdan biridir.”
Mustafayev’e göre ulaşım koridorlarının geliştirilmesi Azerbaycan açısından yalnızca transit gelirleri oluşturmakla sınırlı kalmamalı.
“Yüklerin yalnızca ülkemizin topraklarından geçmesine değil, bu yüklerin etrafında ilave ekonomik değer oluşturulmasına odaklanmalıyız. Lojistik merkezleri, depolar, üretim ve işleme tesisleri, dağıtım ve diğer hizmet alanları geliştirilmelidir. Bu durumda Azerbaycan, transit ülkeden bölgesel bir ekonomik merkeze dönüşebilir.”
F-Holding MMC’nin kurucusu Fərid Mustafayev, Türkiye pazarına özel önem verdiklerini belirtti.
“Türkiye ile ilgili çok ciddi ve uzun vadeli planlarımız var. Şu anda kardeş ülkede ortaklarımızla bir dizi proje konusunda görüşmeler yürütüyoruz.”
Mustafayev, F-Holding’in ilgi gösterdiği başlıca alanlar arasında gıda, inşaat ve bilişim sektörlerinin özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.
“Önümüzdeki yıllarda F-Holding’in Türkiye’de bir temsilcilik açması temel planlarımızdan biridir. Azerbaycan’da yürüttüğümüz faaliyetlerin bir bölümünü kardeş ülkede de gerçekleştirmek istiyoruz.”
Fərid Mustafayev, Türkiye pazarının avantajlarını ise şöyle değerlendirdi:
“Türkiye daha büyük ve geniş imkanlara sahip bir pazardır. Burada hem büyük bir iç pazar hem güçlü bir sanayi altyapısı hem de Avrupa ve diğer uluslararası pazarlara erişim imkanları bulunuyor. Türkiye bizim için yalnızca bir ülke değil, aynı zamanda küresel ekonomik pazarlara açılan bir platformdur.”
Mustafayev, Azerbaycan-Türkiye iş birliğinin bir sonraki aşamasının diğer Türk devletleriyle ekonomik ilişkilerin geliştirilmesiyle tamamlanması gerektiğini düşünüyor.
Bu kapsamda Özbekistan ile ilişkileri özellikle vurgulayan yatırımcı, Orta Asya ile Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ekonomik bağların geliştirilmesinin büyük fırsatlar yaratacağını belirtti.
“Azerbaycan ve Özbekistan arasındaki ilişkilerde siyasi güven ve kardeşlik zaten yüksek seviyededir. Şimdi bu siyasi ilişkilerin daha büyük ekonomik projelere dönüştürülmesi önem taşıyor. Bu alanda önümüzde büyük fırsatlar bulunuyor.”
Fərid Mustafayev’e göre Azerbaycan-Türkiye-Özbekistan hattı gelecekte daha geniş Türk dünyası ekonomik iş birliğinin önemli güzergahlarından biri haline gelebilir.
“Bu sürecin diğer Türk devletlerine de yayılacağına inanıyorum. Kazakistan, Kırgızistan ve diğer kardeş ülkelerle ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi, büyük bir ekonomik iş birliği alanının oluşmasına katkı sağlayabilir.”
Dünyada jeopolitik gerilimlerin, savaşların, enerji ve gıda güvenliği sorunlarının, finansal ve lojistik risklerin arttığı bir dönemde bölgesel ekonomik iş birliği daha büyük önem kazanıyor.
Fərid Mustafayev, böyle bir ortamda Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesinin her iki ülkenin ekonomik dayanıklılığı açısından önemli olduğunu ifade etti.
“Bugünün dünyası çok hızlı değişiyor. Savaşlar, finansal krizler, gıda güvenliği, enerji sorunları ve lojistik problemler ülkeleri yeni ekonomik modeller oluşturmaya zorluyor. Böyle bir ortamda güvenilir ortaklarla iş birliğinin geliştirilmesi büyük bir avantajdır.”
Mustafayev’e göre Azerbaycan ve Türkiye’nin ekonomik imkanlarının birleştirilmesi yalnızca iki ülkeye değil, tüm Türk dünyasına ilave ekonomik güç kazandırabilir.
Fərid Mustafayev, Türk dünyasının ekonomik potansiyelinin hayata geçirilmesinde iş insanlarının rolünün özel önem taşıdığını belirtti.
“Bir Azerbaycanlı ve Türk olarak düşünüyorum ki kardeş devletlerle ticari, ekonomik ve diğer ilişkilerimizi daha da geliştirmeliyiz. Ortak dilimiz, tarihimiz ve kültürümüz var. Bu durum ekonomik iş birliği açısından büyük bir avantajdır.”
“Türk dünyasının önünde büyük fırsatlar var. Önemli olan bu fırsatları gerçek yatırımlara, üretime, ticarete, teknolojiye ve yeni iş projelerine dönüştürmektir.”
F-Holding’in kurucusu, iş insanı ve yatırımcı Fərid Mustafayev’e göre Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin gelecek dönemi, siyasi ve stratejik müttefikliğin yanı sıra daha derin ekonomik entegrasyonla karakterize edilecek.
“Azerbaycan ve Türkiye önümüzdeki yıllarda ekonomik açıdan çok daha yakın iş birliği yapabilir. Bu iş birliği yalnızca iki ülkenin değil, tüm Türk dünyasının küresel ekonomik sistemdeki ağırlığının artmasına ciddi katkı sağlayabilir.”
Mustafayev’e göre iş insanlarının temel görevi mevcut imkanları gerçek projelere dönüştürmek.
“Büyük süreçlerin başlangıcını görüyoruz. Şimdi temel mesele bu süreçlerin içinde aktif olarak yer almak, yatırım yapmak, yeni işletmeler kurmak ve Azerbaycan ile Türkiye’nin ekonomik gücünü birlikte daha büyük pazarlara taşımaktır.”
Hüseyin ZORKUN



