Haber: Canan Kalaycı – Trabzon - Press Haber Ajansı Trabzon Temsilcisi
"Gönül, aşk yolunda yürümeyi öğrenirse, toprağın altından bile güller açtırır. (Hafız-ı Şirazi)
İki cihanın huzuru şu iki sözde saklıdır
Dostlara karşı iyilik ve vefa, düşmanlara karşı hoşgörü (Hafız-ı Şirazi)
Trabzon Dernekler Federasyonu, İran’ın manevi güneşi ve evrensel şairi Hafız-ı Şirazi’yi Trabzon temsilciliğinde düzenlenen bir anma programı ile anarak; şairin edebî mirasını, düşünce dünyasını ve evrensel kültüre katkılarını akademik ve kültürel paylaşımlarla ele aldı.
Hafız-ı Şirazi, 14. yüzyılda yaşamış, klasik Fars şiirinin en büyük ustalarından biri ve dünya edebiyatının en etkili mutasavvıf şairlerindendir.
İran edebiyatında ve İran kültüründe Hafız- ı Şirazi’nin Divan’ı özel bir yere sahiptir. İranlılar sevinçli ve hüzünlü anlarında, hayatın zorlu günlerinde onun şiirlerine sığınırlar. Çünkü onun sözlerinde güzellik ve hikmetin yanı sıra, her zaman umuda, huzura ve maneviyata açılan bir pencere bulurlar.
Dernekler Federasyonu Trabzon Temsilciliği ev sahipliğinde düzenlenen program İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosluğu, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Yazarlar Derneği ortaklığıyla gerçekleştirildi. Sunuculuğunu Canan Kalaycı’nın yaptığı programa İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Hossein Khosravi, Trabzon Dernekleri Federasyon Genel Başkanı İsmail Şatıroğlu, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi'nden akademisyenler, Trabzon Yazarlar Derneği Başkanı Mustafa Durmuş, dernek üyeleri ile öğrenciler katıldı.
İran - Türkiye güçlü dostluk bağlarına sahiptir
Farklı kültürleri edebiyat çatısı altında buluşturarak toplumlar arası dostluk bağlarını ve kültürel diyaloğu güçlendirmeyi amaçlayan programda açılış konuşmasını Trabzon Dernekler Federasyonu Başkanı İsmail Şatıroğlu yaptı. Şatıroğlu İran İslam Cumhuriyeti ile Türkiye arasında yüz yıllardır süre gelen güçlü dostluk bağlarının bulunduğunu, İran’ın köklü tarihi, Fars edebiyatının derin felsefesi ve İslam kültüründeki özgün yeri ile her zaman dikkat çekmiş bir coğrafya olduğunun altını çizdi. Şatıroğlu; İki ülke arasındaki kültürel, edebi ve akademik iş birliklerinin güçlendirilerek daha da sağlamlaştırılmasını ve dostluğun bölgesel ve küresel düzeyde karşılıklı anlayış ve barışın gelişmesine katkı sağlamasını diledi.
Şatıroğlu; Hafız-ı Şirazi’yi Doğu Edebiyatının manevi güneşi, gazelin sultanı, Kalplerdeki gizli duyguları, aşkı ve ilahi sırları en iyi dile getiren şair olarak tanımladı.
Hafız, dostluğun ve gönül birliğinin ölümsüz sesidir
İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Hossein Khosravi programda yaptığı konuşmada Hafız Şirazi aşk, insan sevgisi, hoşgörü ve maneviyat mesajlarıyla, aradan yüzyıllar geçmesine rağmen canlılığını ve ilham verici gücünü koruyan büyük bir şair olduğunu söyledi. Hafız yalnızca bir millete veya belirli bir coğrafyaya ait değildir. O; barışı, dostluğu, adaleti ve bir arada yaşamayı arzulayan insanların ortak diliyle konuşmaktadır. Günümüz dünyası Hafız’ın mesajına her zamankinden fazla ihtiyaç duymaktadır. Uluslararası gerginlikler, savaşlar, artan güvensizlik ve şiddetin yaygınlaşması, yalnızca çıkar çatışmalarının bir sonucu değildir. Bu durum aynı zamanda insanlığın manevi, ahlaki ve insani değerlerden uzaklaşmasının ve kültürler arasındaki diyalog ile yapıcı etkileşimin zayıflamasının da bir göstergesidir.
Dostluk ağacını dik ki gönlün muradı meyve versin
Düşmanlık fidanını sök, çünkü o sayısız acı getirir.
Dünya barışından söz ederken, savaşın ateşi içinde acı çeken insanların yaşadıklarına gözlerimizi kapatamayız. Gazze halkının çektiği acılar, ailelerin yerlerinden edilmesi, çocukların ve sivillerin hayatlarını kaybetmesi insanlığın vicdanını derinden sorgulamaya sevk etmiştir.
Müzakereler devam ederken ülkemize yönelik gerçekleştirilen askeri saldırı, Minab’daki okul faciası ve öğrencilerin ders gördüğü sırada okula düzenlenen saldırı, bunların sorumluları için unutulmaz bir uyarı niteliği taşımış manevi değerlere önem verilmesinin ve insani ilkelere saygı gösterilmesinin gerekliliğini bir kez daha hatırlatmıştır. İşte bu noktada Hafız, dostluğun ve gönül birliğinin ölümsüz sesidir.
Anma programına online olarak bağlanan Ankara Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Öğrenci Topluluğu Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Ferruh Sadıkzade Hafız-ı Şirazi’nin hayatından kesitler sundu.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölümünden Prof. Dr. Nimet Yıldırım ise Hafız-ı Şirazi’nin şiirlerinden ve yaşam felsefesinden söz etti.
Programda KTÜ Edebiyat Fakültesi Öğr. Gör. Hülya Çakıroğlu Hafız-ı Şirazi’nin Edebi kişiliği hakkında bilgiler aktardı.
KTÜ Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Eyüp Yılmaz Hafız-ı Şirazi’nin Tarihsel kişiliği hakkında bilgiler verdi.
KTÜ Edebiyat Fakültesi öğrencilerinden Cemal Ortahisar Hafız-ı Şirazi’nin “Üzülme” Müberra Çoğan ise “Ne oldu” şiirlerini okudu.
Araştırmacı – Yazar Mustafa Yazıcı İran ve Türkiye’nin köklü tarihi ve kültürel bağlara sahip iki komşu ülke olarak, iki millet arasındaki ilişkilerin daha da sağlamlaşmasının İslam Coğrafyasına da çok katkıları olacağını belirtti.Yazıcı “ Hafız’ın yüzyıllardan bu güne kadar uzanan mesajlarının bir miras olduğunu unutmamalıyız. Hafız’ın çağrısı insan sevgisi, maneviyatın önemi, dostluk ve barış için çaba göstermektir ve tüm dünyanın bu mesajlara ihtiyacı vardır” dedi.
Hüseyin ZORKUN



