Bugün 101 numaralı halk otobüsüne bindim.
Yaklaşık 25 dakika süren yolculuk boyunca adeta piştik. Belediye desteği almalarına rağmen klimayı çalıştırmak yerine birkaç cam açılmış. Yolcular kan ter içinde…
Koltuklar hepsi aşırı yıpranmış, bazıları kırık. Ayakta yolcuların tutunması için kullanılan aparatların çoğu koli bandıyla tutturulmuş.
Otobüsün içi ise tabandan tavana, camlardan koltuklara kadar toz, kir ve pislik içinde. Aylardır temizlenmemiş.
Üstelik en küçük çukurda bile aracın altından gelen mekanik sesler insanı korkutuyor. “Araç şimdi ortadan ikiye ayrılacak” diye düşünüyorsunuz.
Bunlar abartı değil; plaka, saat ve hat bilgileriyle birlikte ilgili birimlere bildirimde bulundum.
Bu otobüsün acilen zabıta ekipleri tarafından bulunarak tespit edilmesi, teknik ve genel güvenlik açısından kapsamlı bir kontrolden geçirilmesi, gerekli görülmesi halinde trafikten men edilmesi gerekiyor.
Çünkü bu haliyle halk taşımacılığı yapması kabul edilebilir değil. Adeta hurdaya çıkmış bir araçla vatandaş taşınıyor.
Denetim nerede? Yaptırım nerede?
Halk otobüslerinde klima çalıştırılmaması, sigara içilmesi, duraklarda durulmaması, yaşlı ve engelli vatandaşların mağdur edilmesi gibi daha onlarca sorun var.
Antakya’da şehir içi ulaşım maalesef Allah’a emanet!
İlgili kurumların bu araçla ilgili bir an önce gerekli işlemleri yapmasını ve yapılan işlemler konusunda tarafımıza bilgi verilmesini bekliyoruz.
Halkın canı ve sağlığı bu kadar ucuz olmamalı.
Mehmet Hüseyin ZORKUN



